Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2020/618
Karar No: 2020/3264
Karar Tarihi: 17.12.2020

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/618 Esas 2020/3264 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/618
Karar No : 2020/3264

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Düzenleme Kurumu
VEKİLİ: Av. …
2- … İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2014/2302, K:2019/3715 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 30/12/2008 tarih ve 27096 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (e) bendi ile 2 numaralı ekinde yer alan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.5. maddesinde ihlâl olarak tanımlanan, "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" kuralının ve bu ihlâl için öngörülen "Kullanıcının o ayki Sistem Kullanım Fiyatına göre hesaplanan bedelin %50’si oranında ceza uygulanır. Ceza, 00.00-24.00 saatleri arasında bir defadan fazla uygulanmayacaktır." şeklindeki kuralın iptali istenilmektedir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2014/2302, K:2019/3715 sayılı kararıyla;
22/01/2003 tarih ve 25001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği’nin 8. ve Geçici 6. maddeleri, mülga Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ'in "İletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmaları ile enterkonneksiyon kullanım anlaşmaları" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına yer verilerek;
Elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketlerin TEİAŞ ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması olmak üzere iki anlaşma imzalaması gerektiği, ancak, davacı şirket ile TEİAŞ arasında Bağlantı Anlaşması imzalandığı, Sistem Kullanım Anlaşması’nın ise 30/03/2010 tarihinde imzalanarak 01/04/2010 tarihinde yürürlüğe girdiği, 2009 yılı süresince dava konusu düzenleyici işlemin davacı şirket hakkında uygulandığı;
Sistem Kullanım Anlaşması’nın "Cezaî Şartlar" başlıklı 10. maddesinde, kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlâl etmesi, söz konusu ihlâli TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda TEİAŞ’ın maddede belirtilen cezaları uygulayacağı belirtilmiş; maddede, "iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" kuralı ihlâl olarak tanımlanarak, bu ihlâl için "Kullanıcının o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %50'si oranında ceza uygulanır. Ceza 00:00-24:00 saatleri arasında bir defadan fazla uygulanmayacaktır." cezaî şartının öngörüldüğü;
Davalı TEİAŞ tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve Kurul tarafından onaylanarak yürürlüğe giren 01/01/2009 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.3. maddesinde, iletim sistemine doğrudan bağlanan kullanıcıların Bağlantı Anlaşması ile Sistem Kullanım Anlaşmasını yapmak zorunda oldukları; 1.5. maddesinde, bir kullanıcının, TEİAŞ ile Sistem Kullanım Anlaşması imzalamamış olmasına rağmen iletim sistemine bağlı olarak faaliyet göstermesi, dolayısıyla iletim sistemini kullanması hâlinde, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ’in Geçici 3. maddesi uyarınca kullanıcıların lisans almamış olmaları ve/veya sistem kullanım anlaşmalarının yapılmamış olması hâlinde dâhi bu kullanıcıların Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği doğrultusunda onaylanan sistem kullanım bedelini ve/veya sistem işletim bedelini ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, sistem kullanım anlaşması bulunmaksızın iletim sistemini kullanmakta olan kullanıcıların, iletim sisteminde arz güvenilirliği ve kalitesinin sağlanması amacıyla maddede yer alan ihlâllerle karşılaşılması hâlinde ilgili cezaî işleme tâbi olacağı belirtilmiş; yukarıda belirtilen ihlâl ve cezasının bu hâller arasında sayıldığı;
Davacı şirket ile TEİAŞ arasında imzalanan bağlantı anlaşmasında ise, bu durumun ihlâl olarak kabul edildiğine ve bu ihlâl nedeniyle cezaî şart uygulanacağına ilişkin herhangi bir kurala yer verilmediği, bu yönde yaptırım içeren sistem kullanım anlaşmasının ise davacı şirket tarafından 30/03/2010 tarihine kadar imzalanmadığı;
Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket ile TEİAŞ arasında iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdî ilişkinin kurulmadığı, dava konusu düzenleyici işlemde uygulanması öngörülen işlemin hukukî mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezaî şart niteliğinde olduğu, bu anlamda yalnızca sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceğinin anlaşıldığı;
Bu çerçevede, sistem kullanım anlaşmasının tarafı olmayan davacı şirkete, akdî ilişkinin zorunlu tarafı TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Kurul tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Yöntem Bildirimine, tip sözleşmedeki hükümler nakledilmek suretiyle bu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının sözleşme dışı davacı şirkete uygulanması yönünde ilgili düzenleyici işlemlerin dayanağı Kanunlarda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ilişkinin salt idarelerin ikincil nitelikteki düzenlemeleriyle kurulmasına ise hukuken imkân bulunmadığı görüldüğünden, Yöntem Bildiriminde yer alan cezaî şart hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Diğer taraftan, dava konusu işlemin, iletim sistemini fiilen kullanması ve arz güvenliği nedenleriyle, davacı şirket açısından sözleşme hükümleri olmaksızın uygulanması gerektiği iddia edilebilirse de, işlemin, mahiyeti itibarıyla kullanıcılar tarafından sisteme verilen zararın karşılığı, başka bir anlatımla tazmini niteliğinde olmadığı, salt sözleşme hükümlerinin bu anlamda arz güvenliğinin ihlâli karşılığında öngörülen cezaî nitelikteki işlem olduğu, kullanıcı tarafından sisteme verilen zararın ayrıca tazmin edileceğinin de açık olduğu;
Bu itibarla, davacı şirket ile TEİAŞ arasında sistem kullanım anlaşması imzalanmadığından, bu anlaşmanın hükümlerinin, olması gereken akdî ilişkinin tarafı olan TEİAŞ tarafından tek taraflı olarak hazırlanan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi uyarınca, akit dışı davacıya, TEİAŞ tarafından hukuken geçerli bir dayanağı olmadan cezaî şart uygulanması yönünde hükümler içeren Yöntem Bildiriminin dava konusu kurallarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (e) bendi ile 2 numaralı ekinde yer alan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinde ihlal olarak tanımlanan dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davalı idarelerden … Düzenleme Kurumu tarafından; Daire kararında ifade edildiğinin aksine Sistem Kullanım Anlaşmasını imzalamaktan imtina ederek söz konusu anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerden kurtulmaya çalışan kullanıcılar için öngörülen ve bahse konu kullanıcılar ile TEİAŞ arasındaki "fiili sözleşme" ilişkisinin içeriğini dolduran Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesi ile bu maddeye dayanılarak uygulanan sistem kullanım ceza ücretinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu; kararda belirtilenin aksine dava konusu cezai şart hükümlerinin düzenlediği konuların kullanıcılar tarafından sisteme verilen bir cezanın karşılığı olduğu; Daire kararıyla, anlaşma imzalayan sistem kullanıcıları cezalandırılırken, imzalamayanların ödüllendirildiği ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden … Genel Müdürlüğü tarafından; davanın süresinde açılmadığı, Yöntem Bildirimi'nin yasal dayanağının bulunmadığı iddiasının kabul edilemeyeceği, davacı şirket hakkında işlem tesis edilemeyeceği kabul edilirse anlaşma imzalayan şirketler açısından adaletsiz ve eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusu olacağı, iletim hizmetinin sağlıklı bir şekilde sunulması ve arz güvenliği açısından cezai yaptırım düzenlemelerinin zorunlu olduğu; enerji piyasasının her gün değişen ve gelişen dinamik yapısı gereği bütün yaptırımların kanun ile düzenlenemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, yöntem bildiriminin yasal dayanağının bulunmadığı, genel düzenleyici işlem niteliğindeki Sistem Kullanım Anlaşması ile idari para cezası verilemeyeceği, davalı idarelerin arz güvenliği ve kamu yararı ile ilgili iddialarının yersiz olduğu, taraflar arasında fiili sözleşme bulunduğu savının kabul edilemeyeceği, ilgili Kanun'da davalı TEİAŞ'a idari para cezası verme konusunda yetki verilmediği belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 19/11/2019 tarih ve E:2014/2302, K:2019/3715 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 17/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi