Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, çekişme konusu 754, 902, 1957 parsel sayılı taşınmazların ikinci kadastro sırasında davalılar adına tesbit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların 616 parsel sayılı taşınmaz olarak adına kayıtlı olduğunu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü"nce kaydının iptal edilerek, davalıların kaydının geçerli kılındığını ileri sürerek, idareceyapılan işlemlerin ve davalılar adına kayıtlı tapuların iptali isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalılardan Kadastro Genel Müdürlüğü ile Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, mükerrer kadastro sebebiyle oluşan tapu kaydının iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 754 ve 756 parsellerin kadastro tesbitlerinin 1961 tarihinde yapıldığı ve 754 parselin kadastrosunun kesinleşerek çap kaydının oluştuğu, 756 parselin ise görülen dava sonunda 1957 ve 902 parsel olarak ifraz edildiği ve 1957 parselin taşlık ve kayalık olarak kadastroca tesbit harici bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 1965 tarihinde kesinleştiği, davacılara ait 616 parselin ise, 1973 tarihinde M.K.yapılan kadastro tesbitiyle bu köy sınırları içinde sicil kaydının oluştuğu ve davacıların 1992 tarihinde çapı satın almak suretiyle edindikleri anlaşılmaktadır.
Belirlenen bu duruma göre, 754 ve 902 parsel sayılı taşınmazların kadastrosunun davacılara ait 616 parsel sayılı taşınmazdan önce tespitlerinin yapıldığı ve bu parseller yönünden davacıların taşınmazının 2.kadastro niteliği taşıyacağı ve hakkında 3402 Sayılı Yasanın 22.maddesi hükmünün uygulanması gerekeceği açıktır.
O halde, mahkemece bu parseller bakımından davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu yöne değinen, davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Öte yandan, 1957 parselin 1965 tarihinde ifraz edilmek suretiyle kadastro harici bırakıldığı ve davacıların malik olduğu 616 parselin tesbitinin ise 1973 tarihinde yapıldığı sabittir.
Öyleyse, Kadastro Yasasının 22.maddesinde öngörülen mükerrer kadastro olgusunun 1957 parsel ile 616 parselin çakıştığı bölümler bakımından uygulama yeri bulamayacağı tartışmasızdır.
Bu nedenle, anılan yöne ilişkin davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı"nın temyiz itirazlarının yerinde olduğu söylenemez.
Ancak, teknik bilirkişi raporunda 1957 parsel içerisinde (A) harfiyle gösterilen bölümün aynı zamanda davacılara ait 616 parsel içerisinde kaldığı bildirildiğinden mahkemece bu olgu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu görülmektedir.
Oysa, belediye ve Hazine arasında görülüp kesinleşen dava sırasında düzenlenen kroki ile eldeki dava nedeniyle düzenlenen krokide 1957 parsel sayılı taşınmazın haritasının birbiriyle örtüşmeyecek şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
O halde, önceden görülüp kesinleşen dava sırasında çizilen haritanın mahalline uygulanarak kapsamının belirlenmesi, bu kapsam içerisinde kalan ve aynı zamanda 616 parselle çakışan bölümün tapusunun iptal edilmesi düşünülmesi gerekirken bu farklılığın gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, kabul tarzı itibariyle de bu bölümün davacı adına olan sicil kaydının iptali ile yetinilmesi gerekirken esasen kayıtlı olan yerin tescil hükmü ile ikinci defa ayırca davacılar adına tesciline karar verilmesinin de doğru olduğu söylenemez.
Diğer taraftan, davalı olarak gösterilen Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi icabettiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi, diğer davalılarla birlikte bu idareninde masraflardan sorumlu tutulması isabetli değildir.
Öyle ise, davacılar ile davalı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.4.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.