Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3555
Karar No: 2019/4058
Karar Tarihi: 22.05.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/3555 Esas 2019/4058 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/3555 E.  ,  2019/4058 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi

    KARAR
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    A)Davacı İstemi :
    Dava, davacının 04.07.1983-15.10.1983 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    B)Davalı Cevabı :
    Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, çalışanların prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, davacının talebi ile ilgili olarak Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, yetki, husumet, görev, zamanaşımı, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının Belediyenin Fen İşleri Daire Başkanlığı emrinde 04.07.1983 tarihinde çalışmaya başladığını, işe başladığında sigortalı ilk işe giriş bildirgesinin düzenlendiğini, 18.10.1983 tarihli dilekçe ile istifa ederek ayrıldığını, hizmet tespiti davalarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu sürenin işi bıraktığı tarihte başladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve kararı :
    Mahkemece, istem gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf başvurusu :
    Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının 04.07.1983 tarihinde başladığı çalışmasının 18.10.1983 tarihinde istifa ile sona erdiğini" belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
    Feri müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Kurumun davanın açılmasına neden olmadığını" belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi :
    Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu; "01.01.1956 doğumlu davacının dava konusu dönemde Kurumda tescilli hizmetinin bulunmadığı, davalı işyerinden getirtilen özlük dosyası içerisinde yer alan resmi nitelikteki belgelerin incelenmesinde "04.07.1983 tarihinde geçici işçi olarak çalışmaya başlayan davacının 18.10.1983 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığı, günlük 540 TL gündelikle 5 ay süre çalışmasının uygun görüldüğü, süreli hizmet akdinin düzenlendiği, davacının 04.07.1983 tarihinde Ankara Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin 5.7.1983 günü Kurum kayıtlarına intikal ettiği", davacının çalışmasının cevap dilekçesi ve aşamalarda davalı ... vekili tarafından da kabul edildiği, işe giriş bildirgesi ve çalışma belgeleri bulunmasına rağmen hizmetinin Kuruma bildirilmediği, davacı tanığı Sadık Gökçe"nin çalışmayı doğruladığı, kamu işyerinde çalışan davacı ile ilgili olarak düzenlenen sigortalı işe giriş bildirgesi ve diğer belgelerin varlığı karşısında başkaca tanık dinlenmesine ihtiyaç olmadığı, dosya kapsamında ücret ödeme belgeleri bulunmasa dahi çalışmanın varlığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde resmi belgelerle kanıtlanması nedeniyle ödeme belgelerinin bulunmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla; davacının davalı işyerinde 04.07.1983-15.10.1983 tarihleri arasında asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi yerindedir.
    Ne var ki 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile değişik 5521 sayılı Kanun"un 7"nci (7036 sayılı Kanun"un 4) maddesi gereğince Kurumun davadaki sıfatı feri müdahil olduğu halde karar başlığına davalı olarak yazılması ve yargılama giderinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf isteminin HMK"nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK"nın 353/1-b.2 bendi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine "Davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 04.07.1983-15.10.1983 tarihleri arasında asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine" ve yargılama giderlerinin yalnızca davalı ... Başkanlığından tahsiline karar vermiştir.
    E)Temyiz :
    Davalılar vekilleri; istinaf başvuru gerekçelerini tekrarlayarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
    Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren tarafından davacı adına düzenlenen 04/07/1983 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarında gözüktüğü, Kuruma bildirilen çalışmalarının olmadığı, nizalı dönemde başka yerde çalışmasının olmadığı, taraflar arasında 25/06/1983 tarihli 5 aylık hizmet sözleşmesinin bulunduğu, tanık dinlenildiği ancak hizmet cetveli alınmadığından nizalı dönemde davacı ile birlikte çalışmasının olup olmadığının tespit edilemediği ve ücret ödemesine ilişkin dosya içinde bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle de gerçek çalışma olugusunun net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
    Yapılacak iş; öncelikle dinlenen tanıkların hizmet cetveli alınarak nizalı dönemde davalı işyerinde çalışması olup olmadığı tespit edilmeli, davalı işyeri kamu kuruluşu olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, imzalı ücret bordrolarını, işçiyle imzalanan hizmet akdini, işe başlatılmasına ilişkin makam olurunu, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, ancak davalının ücret ödemesine ilişkin belgelerin bulunmaması ile ilgili haklı nedeninin olması halinde iddianın tanık sözleri ile ortaya konulabileceğinden, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinleyerek bir sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun, yukarıda açıklanan nedenlerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine
    22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi