12. Ceza Dairesi 2014/19781 E. , 2015/3178 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret
Hükümler : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; bir aile sağlık merkezinde aile hekimi olarak görev yapan katılan ..."nin mesai saatleri içersinde hastalarıyla yeterince ilgilenmediğine ve vaktinin büyük bölümünü sosyal paylaşım sitesinde geçirdiğine dair hasta ve hasta yakınlarının şikayetleri ile ilgili olarak ... Gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olan sanık ....tarafından anılan gazetenin 26.12.2012 tarihli nüshasında yayımlanan “Bu doktorun başka işi gücü yok mu?” başlıklı haber ve haber içeriğinde yer verilen katılanın daha önce kendi facebook hesabında paylaştığı resimleri nedeniyle sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olması, katılanın görevi ve mesai saatleri içerisinde facebook hesabından yayımladığını kabul ettiği paylaşımları dikkate alındığında, söz konusu haberin yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunması, haberde kullanılan ifadelerin ve okuyucunun görgüsüne sunulan resimlerin, habere konu olayla fikri bağlantısı bulunduğu gibi, katılanın günlük kıyafetleriyle poz vererek çektirdiği ve kendi facebook hesabında paylaştığı fotoğraflarının, katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması, haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemesi karşısında, yayımlanan haberin, basının haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı ve konunun kamuoyuna aktarılması sırasında hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından beraat kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarih 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarının yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükümleri kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; gerekçeli kararın son paragrafından, “Her ne kadar sanığın TCK nun 125/2 delaletiyle 125/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ise de; Sanığın üzerine atılı suç açısından kastının bulunmadığı yine Özel hayatın gizliliğini ihlal eyleminden dolayı TCK nun 134/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ise de; Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması sanık savunması, sanık vekili, katılan ve katılan vekilinin beyanları ile dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla” ibarelerinin çıkarılması, hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı paragraflarının, “Sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan davaların yapılan yargılaması sonunda, sanığa yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçlardan CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.