Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu taşınmazın imar uygulaması sonucu davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve eski kadastral hale dönülmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalıların, bir kısmı, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişmeli imar parsellerinin dayanağı belediye meclisi kararının,idare mahkemesince iptal edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve çekişme konusu taşınmazın sicil kaydının kadastral mülkiye ve geometrik durumuna ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1675 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının davacıya ait iken, imar uygulamasına tabi tutulduğu, müstakil imar parsellerinin oluştuğu, 1 ve 2 sayılı imar parsellerinin davacıya verildiği, 3,4,5 sayılı parsellerin Hazineyle birlikte diğer davalılara bırakıldığı, daha sonradan dava dışı kişinin açmış olduğu işleminin dayanağı olan planın iptal edilmek suretiyle davanın kabulle sonuçlandığı ve böylece imar parsellerinin dayanağının ortadan kalktığı ve böylece parsellerinin yolsuz tescil durumuna düştüğü, ancak idari işlemin iptali nedeniyle belediye meclis kararıyla kadastral mülkiyet ve geometrik duruma dönülmesine karar verildiği ve anılan karara dayalı olarak davacı adına kadastral mülkiyet durumunun ve geometrik şeklinin ihdas edilmek suretiyle sicile yansıtıldığı, ancak 26.4.2002 tarihinde belediyece yeniden bir imar uygulamasına tabi tutulduğu ve yeniden imar parsellerin oluştuğu, ikinci imarın dayanağını teşkil eden idari işlemin kesinleştiği, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden anlaşılmaktadır.
Buna göre, ikinci imarla oluşan yeni imar parsellerine ilişkin sicil kayıtlarının ve dayanağı idari işlemin ayakta bulunduğu sabittir. Sicil illetten mücerret hale düşmedikçe, yolsuz tescil nedeniyle eldeki davanın dinlenilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bir başka ifadeyle, idari işlem idari yargı yerinde iptal edilmedikçe, davanın görülmesi ve neticeye bağlanması olanaksızdır.Mahkemece, anılan bu olgu gözetilmeksizin, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi ilk imarla oluşan imar parsellerinin dayanağının idari mahkemesinde iptal edilmesiyle hukuken dayanaktan yoksun kalan imar parselleri üzerinden iptal ve tescil kararı verilmesi de isabetsizdir.
Davalı Hazinenin, temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ : KEMALPAŞA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2000
NUMARASI : 2000/346-2000/788
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu taşınmazın imar uygulaması sonucu davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve eski kadastral hale dönülmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalıların, bir kısmı, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişmeli imar parsellerinin dayanağı belediye meclisi kararının,idare mahkemesince iptal edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve çekişme konusu taşınmazın sicil kaydının kadastral mülkiye ve geometrik durumuna ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1675 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının davacıya ait iken, imar uygulamasına tabi tutulduğu, müstakil imar parsellerinin oluştuğu, 1 ve 2 sayılı imar parsellerinin davacıya verildiği, 3,4,5 sayılı parsellerin Hazineyle birlikte diğer davalılara bırakıldığı, daha sonradan dava dışı kişinin açmış olduğu işleminin dayanağı olan planın iptal edilmek suretiyle davanın kabulle sonuçlandığı ve böylece imar parsellerinin dayanağının ortadan kalktığı ve böylece parsellerinin yolsuz tescil durumuna düştüğü, ancak idari işlemin iptali nedeniyle belediye meclis kararıyla kadastral mülkiyet ve geometrik duruma dönülmesine karar verildiği ve anılan karara dayalı olarak davacı adına kadastral mülkiyet durumunun ve geometrik şeklinin ihdas edilmek suretiyle sicile yansıtıldığı, ancak 26.4.2002 tarihinde belediyece yeniden bir imar uygulamasına tabi tutulduğu ve yeniden imar parsellerin oluştuğu, ikinci imarın dayanağını teşkil eden idari işlemin kesinleştiği, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden anlaşılmaktadır.
Buna göre, ikinci imarla oluşan yeni imar parsellerine ilişkin sicil kayıtlarının ve dayanağı idari işlemin ayakta bulunduğu sabittir. Sicil illetten mücerret hale düşmedikçe, yolsuz tescil nedeniyle eldeki davanın dinlenilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bir başka ifadeyle, idari işlem idari yargı yerinde iptal edilmedikçe, davanın görülmesi ve neticeye bağlanması olanaksızdır.Mahkemece, anılan bu olgu gözetilmeksizin, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi ilk imarla oluşan imar parsellerinin dayanağının idari mahkemesinde iptal edilmesiyle hukuken dayanaktan yoksun kalan imar parselleri üzerinden iptal ve tescil kararı verilmesi de isabetsizdir.
Davalı Hazinenin, temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.