Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17259
Karar No: 2015/20824
Karar Tarihi: 23.11.2015

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/17259 Esas 2015/20824 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2015/17259 E.  ,  2015/20824 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    Davacı, 06.05.1953 - 02.07.1996 tarihleri arasında fasılasız olarak geçen ve kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının 06/03/1993-02/07/1996 tarihleri arası eksik sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
    Dairemizin, 13/01/2014 tarih ve 2013/18644 E. 2014/120 K. Sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece, yazılı olduğu şekilde istemin kabulü ile davacının 06/03/1993-02/07/1996 tarihleri arası kesintisiz 1138 gün çalıştığı ve bu sürelerden 246 günün bildirildiğinin, 892 günün bildirilmediğinin tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 06/03/1993-02/07/1996 tarihleri arası davalı işveren tarafından kısmi bildirim yapıldığı, 1993-1996 arası dönem bordrolarının getirtildiği, davacı tarafından gösterilen ve bildirimleri kısmi olan bordro tanıklarından.... beyanında, davacıyla birlikte çalıştıklarını, inşaat işi olduğu için ara ara girip çıktıklarını, kış dönemi ve yağışlı günlerde çalışma olmadığını, diğer tanık ..., davacının kalıpçı ustası olduğunu, yağışlı günlerde veya malzeme eksik olduğunda inşaatta çalışma olmadığını, davalı tarafından gösterilen ( aynı zamanda inşaatın formeni olduğu belirtilen) ve bildirimleri uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan tanık ... ise, davacının amele olarak çalıştığını. inşaatın yavaş ilerlediğini, ayda 30 gün üzerinden çalışma olmadığını, kesintili çalışma olduğunu ve çalıştığı gün kadar Kuruma bildirim yapıldığını belirttikleri, bozma sonrası dinlenen ve bildirimleri kısmi olan bordro tanıkları davacıyı tanımadıklarını ve bazıları inşaatta sürekli çalışma olmadığını beyan ettikleri, davalı işveren tarafından imzalı ve anttetli olan davacıya ait 1994 ve 1996 yıllarına ait vizite kağıtları ile 1994- 1995 yıllarına ait sağlık karnelerinde bildirimlerin kısmi olduğu, yine işyerine ait dönem bordrolarında yukarıda beyanı alınan ve formen olduğu belirtilen şahıs dışında tüm çalışanların bildirimlerinin kısmi olduğu,söz konusu inşaatın yapımına 25/04/1988 tarihinde başlandığı ve 01/04/2000 yılında tamamlandığı, 1993-1996 yılları arası iller bankası tarafından aralıklı olarak hak ediş bedeli ödendiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, tüm dosya kapsamı itibariyle davacının çalışmasının kesintili olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bazı tanık beyanlarında kalıpçı ustası bazı tanık beyanlarında ise amele olarak çalıştığı belirtilen davacının inşaata ne iş yaptığı belirlenip ve yaptığı işin yılın hangi aylarında ne kadar süre ile yapılabileceği ve bu doğrultuda bildirilmeyen çalışması bulunup bulunmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği dikkate alınıp, öncelikle davacıya sorularak veya bordro tanıkları dinlenerek, davacının inşaatta ne iş yaptığını belirlemek, akabinde yaptığı bu işin yılın hangi aylarında ne kadar süre ile yapılabileceği ve bu doğrultuda bildirilmeyen çalışması bulunup bulunmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...ne iadesine
    23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi