20. Hukuk Dairesi 2015/1034 E. , 2015/5346 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : .... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak talebine ilişkin davada .... 45. Asliye Ticaret ve .... 3. Fikri ve .... Haklar Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, lisans ve danışmanlık sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirmeyen davalılardan ayıplı mal nedeniyle, ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, davanın, davaya konu işin yazılım firmasının verdiği hizmetin ayıplı çıkmasından kaynaklanan, haksız alınan yazılım desteği tutarının istenmesi davası olduğu, "yazılım işinin "ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1. maddesinde tanımlaması yapılan "eser" olarak yorumlandığı ve aynı Kanunun 76. maddesi uyarıncada, dava konusunun ne olduğuna bakılmaksızın ayıplı olup olmadığının değerlendirilmesi işinin ihtisas mahkemesi olan Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından ise, uyuşmazlığa konu olan yazılımın eser niteliğinde olup olmadığı yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığından ve eser niteliğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmayacak olması sebebiyle de uyuşmazlığın doğrudan ihtisas mahkemesinin görev alanına girmemesi, ayıplı yazılım olup olmadığının tespiti ve dolayısıyla bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği hususu genel yargılama yetkisine sahip ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olayda sözleşme konusu bilgisayar yazılım programının davalı yanca üretildiği ve sözleşme uyarınca bedeli mukabilinde davacı tarafa devredildiği konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, ayrıca sözleşme konusu bilgisayar yazılımının izinsiz olarak kullanılması, çoğaltılması, yayılması ve işlenmesi gibi iddiaların da söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın asıl sebebinin davalı tarafın üretmiş olduğu bilgisayar yazılım programının sözleşmedeki şartlara ve davalının ihtiyacına uygun olup olmadığı, programın yeteri kadar işlevsel veya nefasetten yoksun olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu, böyle bir ihtilafa uygulanacak kuralın ise TBK"nın 360. maddesinde düzenlenen sözleşmenin feshi imkanını veren bir hüküm olmadığı gibi, eser niteliğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmayacak olması nedeniylede, 5846 sayılı Kanuna göre çözümlenmesi gereken herhangi bir ihtilafında bulunmadığı gerekçesiyle, Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesince, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de, somut olayda davacı, 20/03/2009 tarihli sözleşmeye istinaden davalı şirketlerden ... Uygulama Yazılımı Sunucu Lisans Satış Sözleşmesi (Lisans Sözleşmesi) ile .... Uygulama Yerleştirme Danışmanklık, Eğitim Proje Sözleşmesi
(Danışmanlık Sözleşmesi) adı altında iki adet (istisna/eser) sözleşme imzalandığı ve bunun karşılığınıda peşin olarak ödediği halde, sözleşme gereğince davacı tarafca yazılımın kullanılmasında, söz konusu yazılımın ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin tahsilinin dava edildiği anlaşılmıştır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1. maddesine göre, (değişik: 21/2/2001 -4630/1 m.) "Bu Kanunun amacı, Fikir ve Sanat Eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usûllere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir." hükmüne, 48. maddesinde ise "Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler." hükmüne yer verildiği gibi, aynı kanunun 53. maddesinde ise, "Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171. maddeleri hükmünce zamindir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur." hükmüne yer verilmiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76. maddesine göre de "Bu kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, ihtisas mahkemeleri olarak Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü getirilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan sözleşmenin, mülkiyeti ve patenti davalılara ait olan " ...." yazılım programına ilişkin olup, sözleşmenin 6. maddesine göre, davacıya yazılım programı satan ve karşılığında da davacının hizmet bedeli olarak ödediği bedelini, hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla, edimlerini yerine getirmeyen davalılardan ödenen bedelin iadesini talep ettiği anlaşıldığından, 5846 sayılı FSEK"nın 1 ve 48. maddelerindeki düzenlenmeler ile 52 ve 53 vd maddelerindeki lisans sözleşmesi ve lisans bedelinin düzenlenmiş olması, aynı Kanunun 76. maddesine göre de bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, ihtisas mahkemeleri olarak Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi görevli kılındığından, uyuşmazlığın Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 05.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.