20. Hukuk Dairesi 2015/7060 E. , 2015/5400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/422-2014/244
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili ile davalılar Dudu ve M.. D.. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalılar adına kayıtlı olan Duraliler (Ünsal) Mahallesi eski 1004 parsel sayılı 17354 m² yüzölçümündeki parsel, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında 28115 ada 33 parsel sayısı, 17314,06 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 28.09.2010 - 27.10.2010 tarihinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
Davacı Orman Yönetimi vekili, 26.10.2010 tarihinde yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli parselin tamamının orman sınırı içinde bırakıldığı iddiasıyla, tesbitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış; yargılama aşamasında ise, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/466 E. - 2008/177 K. sayılı kararı ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verildiğini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli parselin 28115 ada 33 parsel sayısında 17314,06 m² yüzölçümü ile tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, sınırların ve yüzölçümünün düzeltilmesine, orman niteliğiyle tesciline ilişkin hüküm kesinleştiğinden mülkiyet konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Orman Yönetimi vekili ile davalılar Dudu ve M.. D.. vekili tarafından temyiz edilmekle hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/05/2013 tarih ve 14189 E. - 5805 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda "6100 sayılı Kanunun 303. maddesi uyarınca kesin hüküm mevcut olduğundan davanın reddine" denildiği halde, gerekçeli kararda "6100 sayılı Kanunun 303. maddesi uyarınca kesin hüküm mevcut olduğundan davanın reddine, Antalya ili, Kepez ilçesi, Ünsal mahallesi eski 1004, yeni 28115 ada 33 parsel sayılı taşınmazın Orman İdaresi lehine orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ilişkin karar kesinleştiğinden mülkiyet konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın 17314,06 m² olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, dava konusu parselin yüzölçümünün ve sınırlarının düzeltilmesine" denilmiştir. Oysa, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedeni oluşturur (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.)" şeklindedir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra,
Davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 22/2-a maddesinin uygulanması açısından yapılan itirazlar yönünden reddine,
Antalya ili, Kepez ilçesi, Ünsal mahallesi 28115 ada 33 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz yönünden Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca oluşturulan uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline,
Dava konusu taşınmaz hakkında keşinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı iddiası yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili ile davalılar Dudu ve M.. D.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre, dava aynı zamanda 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmaya itiraz niteliği taşıdığından, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı belirlenerek Orman Yönetiminin bu yöne ilişkin davasının reddine; mülkiyete ilişkin uyuşmazlıkta kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, bu yönden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Orman Yönetimi ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 08.06.2015 günü oy birliği ile karar verildi.