20. Hukuk Dairesi 2015/427 E. , 2015/5494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi, ... köyü ....lı 12.447,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındıklık vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiş ve ..... Yönetimi tarafından açılan dava sonucunda ise, orman olarak, hükmen adına tescil edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, 22/05/2013 havale tarihli dilekçesi ile, yörede yapılan 2/B madde uygulamasında, taşınmazın koşullarını taşımadığı halde, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, yapılan tespitinin iptali ve taşınmazın orman niteliği ile adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davalı ..."a yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, 104 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaline, taşınmaz orman niteliği ile adına kayıtlı olduğundan yeniden sicil oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/03/2014 gün ve 2014/682 E. - 3412 K. kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: "Somut olayda, çekişmeli taşınmaz, 2005 yılında yapılan kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi 20 yılı geçtiği kabul edilerek davalı adına tesbit edilmiştir. Bu tesbite karşı ..... Yönetimince açılan dava üzerine taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olması nedeniyle tesbit iptal edilmiştir. Daha sonra 2013 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında, taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirdiği belirlenerek ve 2/B çalışma tutanağında halen ..."ın işgalinde olduğu belirtmesi yapılarak orman sınırları dışına çıkartılmıştır.
Taşınmazın eylemli olarak 25-35 yaşlarında fındık ağaçları ile kaplı olduğu ve davalının bu yerdeki zilyetliğinin fındık ağaçlarının yaşından daha fazla olması gibi olgular karşısında davalının taşınmazda hak sahibi olduğu açıktır. Zira, davalının bu taşınmaza zilyet olduğu yaklaşık 50 yıllık dönemde, yöre halkının taşınmaza herhangi bir müdahaleleri olmadığı gibi, bu yerin davacıya ait olduğunun da kabul edildiği ve bu durumun tanındığı görülmektedir. Benzer durumların oldukça yaygın olduğu hususu da ülkemizin bir gerçeğidir. Bütün bu olgular karşısında, davalı gerçek kişinin bu taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığını iddia etmek, açık ve somut gerçekliğe aykırı düşer. Her ne kadar 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yerler adına çıkarılmakta ise de, özellikle 6292 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, 2/B alanlarının kullanıcılarına satılması ve/veya bedelsiz iadesi (tapulu alanlar için) sözkonusu olduğundan, bu yerin 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılmasında davalı olan zilyedin hukukî yararının bulunduğu da tartışmasızdır. Bu nedenlerle, davalı gerçek kişi aleyhine açılan davanın husumetten reddi de doğru görülmemiştir. " denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davalı ... Bakanlığına yönelik davanın husumetten reddine, diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 03/07/1978 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 25/04/2013 tarihinde ilân edilen 2/B madde uygulaması ve 03/05/2005-01/06/2005 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği ve 2/B madde koşullarını taşıyan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalı ..."dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve temyiz harcının istek halinde iadesine 09/06/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.