1. Hukuk Dairesi 2008/5848 E. , 2008/7674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ÇATALCA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/1992
NUMARASI : 1989/274-1992/97
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine,davalı adına kayıtlı 604 sayılı parselin tevzi dışında bulunduğunu,Rumlardan kaldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil istemiştir.
Davalı, taşınmazın iskanen verilen tapulu taşınmaz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,taşınmazın iskan tapusu kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Getirtilen kayıtlardan, çekişmeli 604 sayılı parselin kadastro sırasında, iskanen tesis edilen K.Evvel-934 tarih 127 numaralı tapu kaydına dayalı olarak tespit ve tespite itiraz davası sonucunda davalı adına hükmen tescil edildiği, anılan dayanak tapu kaydının aynı zamanda 603 ve 605 sayılı parsellere de revizyon gördüğü anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine, 604 parsel sayılı taşınmazın tevzie tabi tutulmayıp dayanak tapu kaydı kapsamında bulunmadığını ve özel mülkiyete konu olacak yerlerden bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
O halde,iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinde dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığından kaynaklandığı açıktır.
Ne var ki, mahkemenin bu yönde yaptığı uygulamanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur.Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı ve usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan ,dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde yerinde yeniden keşif yapılması, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü diğer parseller de dikkate alınmak suretiyle mahalline uygulanması; bunun yanında, çekişmeli taşınmaz hakkındaki tespite itiraz dava dosyasının da mahkemesinden getirtilerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, 18.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.