3. Hukuk Dairesi 2016/4704 E. , 2017/12416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, dava dilekçesiyle; ... İlçesi ... Köyü 89 parsel sayılı taşınmazın kendileri adına tapuya kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1.sınıf tarla vasfında olup buğday ekili iken davalı kuruma ait bulunan elektrik telinin 17/06/2014 tarihinde kopması nedeniyle çıkan yangın sonucu tamamen yandığını, meydana gelen zarar miktarı ile söz konusu yangının davalıya ait bulunan elektrik telinden çıktığı hususunda mahkememizin 2014/64 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, dava konusu taşınmazların 1.sınıf tarla vasfında olup, tarlada sulu buğday ekili olduğunu, meydana gelen yangın sonucu taşınmazlarda ekili bulunan buğdayın tamamının yandığını; bu nedenle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere, şimdilik 8.570,58 TL tazminatın yangının meydana geldiği 17/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile kendilerine ödenmesine, tespit dosyasında yapılan 1.198,00 TL yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, cevap dilekçesinde; dava konusu yangının şirkete ait tellerden meydana geldiği iddiasını kabul etmediğini, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, delil tespitine yönelik kendilerinin dâhil edilmemesi nedeniyle savunma haklarını kısıtladığını, İtfaiye ekibinin psikolojik baskılardan etkilenmek suretiyle kendileri aleyhine rapor tanzim ettiğini, yangının müvekkile ait tellerden çıktığına dair bilimsel ve somut veri sunulmadığını, davacının basiretli davranmadığını buğdayları hiçbir tedbir almadan enerji nakil hattının altına ektiğini, bu nedenle ağır kusurlu olması sebebiyle illiyet bağının kesildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 6.192,24 TL tazminatın olay tarihi olan 17.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava konusu taşınmaz davacı dışında 3. kişiler adına da kayıtlıdır. Yangında zarar gören yer davacının hisse miktarını aşmış olmasına rağmen tazminat hesabı yapılan yerin tamamının davacının ekip ekmediği, neye dayanarak ektiği hususu araştırılıp tartışılmadan yangında zarar gören yerin tamamı için hesaplanan tazminat miktarına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.
3)AAÜT"nın 13. maddesine göre; Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekâlet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda; mahkemece, davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği ve davalı da kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği halde, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.