Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11192
Karar No: 2017/12422
Karar Tarihi: 21.09.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/11192 Esas 2017/12422 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/11192 E.  ,  2017/12422 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme-ecrimisil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, esas davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı-birleşen dosya davalısı dava dilekçesinde; uzun yıllardan beri ... Konut Yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, ... Konut Yapı Kooperatifi ile davalıların miras bırakanı ... arasında ... 1. Noterliği"nde 13.10.1995 tarihinde 13684 yevmiye numarası ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, 21.12.2003 tarihinde kura çekerek her bir üyenin gelecekte tapusunu alacağı daireyi belirlediğini ve daireleri üyelere teslim ettiğini, davacı ..."ye A Blok 14 numaralı dairenin tapusunun ileride kendisine verileceğinin ifade edildiğini; dolayısıyla, müvekkili ..."nin, dairesinin boya-badana, parke, iç ve dış kapılar doğalgaz tesisatı, kalorifer petekleri ve kombi, fayans- seramik ve tüm ıslak zeminlerini, mutfak tezgah ve dolaplarını, banyo, küvet-lavabo, duş kabini, kartonpiyer, elektrik priz, düğme vb. İşlerini kendi çabası ile tamamladığını; arsa sahibinin vefat ettiğini, arsa sahibi ... ve ölümünden sonra mirasçısı davalılar ile ... Konut Yapı Kooperatifi"nin karşılıklı olarak edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle kooperatifin, zamanında tamamlanamadığını ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/353 Esas 2011/30 Karar sayılı ilamının davacı-birleşen dosyada davalı ... Konut Yapı Kooperatifi ile davalı-birleşen dosyada davacı ... mirasçıları arasındaki akdin feshine, vaki müdahalenin men"ine, satış vaadi şerhinin fekkine ve bir kısım tazminata karar verildiğini, bu kararın 18/04/2013 tarihinde kesinleştiğini; müvekkilinin, bu sürecin oluşmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... mirasçıları davalılar tarafından bu kararın icraya konulduğunu ve ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2013/2677 Esas sayılı takip dosyasında müvekkili ..."nin dairesinin tahliyesi için girişimde bulunulduğunu, müvekkilinin ... İcra Hukuk Mahkemesi"nde yaptığı şikayet başvurusu üzerine, tahliye işleminin ihtiyati tedbir mahiyetinde olmak üzere şimdilik durdurulduğunu, müvekkilinin, yıllarca kooperatife aidat ödeyerek ve sonrasında kendisine düşen dairenin tüm iç işlerini yapmak suretiyle sahip olduğu dairenin, söz konusu tahliye işleminin gerçekleşmesi ile, öylece davalı arsa sahiplerine kalacağını, ... aleyhine, davalı arsa sahiplerinin 18/04/2013 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/353 Esas 2011/30 Karar sayılı kararın kesinleşmesi ile birlikte tahliye işlemi, gerçekleşmiş olsun ya da olmasın, sebepsiz olarak zenginleştiklerini, davalıların davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleştikleri tutarın, davacının maliki olacağını sandığı A Blok 14 numaralı dairenin bugünkü değerinin tespit edilerek belirlenmesine, davalıların fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacıya şimdilik 5.000 TL sebepsiz zenginleşme tutarını dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar-birleşen dosya davacıları cevap dilekçesinde; davacının, kooperatif üyesi olduğunu, dolayısıyla, taraflar arasında görülmüş olan tazminat ve sözleşmenin feshi davalarının tarafı olduğunu, kooperatifin edimini yerine getirmemesinde en azından hissesi kadar kendisinin de kusurunun bulunduğunu, davacının taşınmaza yaptığını iddia ettiği masrafların gerçek dışı olduğunu, bu işlemlerin davacı tarafından yapılmadığını, bu itibarla kendilerinin de sebepsiz olarak zenginleşmesinden bahsedilemeyeceğini, tam aksine yaklaşık 15 yıldır sözleşme gereği kendisine ait olan taşınmazın teslimini beklediğini; ancak, sonuç alınamayınca fesih davası ikame edildiğini, bu halde kendilerinin fakirleştiğinden bahsedilebileceğini; dava konusu olan taşınmazın arsa vasfında olduğunu, üzerinde kat irtifakı bulunmadığını, inşaatların şu an için ruhsatsız ve kaçak olduğunu, iskân belgelerinin de bulunmadığını, bu hali ile oturulabilir bir niteliği olmadığından müvekkillerinin zenginleşmesinden de bahsetmenin mümkün olmadığını; hiçbir zaman kabul etmek anlamına gelmemek üzere davacının kötü niyetle taşınmazda oturduğunu, zira sözleşmenin içeriğine göre, 4 blok inşa edilmesi gerektiğini, ancak 2 bloğun inşa edildiğini, mal sahibi ile kooperatif arasında davaların bulunduğunu bildiğini, buna rağmen binada oturduğunu, bu durum karşısında kendisinin yapmış olduğu masrafları müvekkilinden talep etme hakkı olamayacağını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
    Birleşen dosyada, davacılar-esas dosya davalıları dava dilekçesinde; ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 326 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın kendileri adına kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazın dava dışı ... Konut Yapı Kooperatifine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... 1. Noterliğinde düzenlenen 13.10.1995 tarih ve 13684 yevmiye nolu sözleşme ile teslim edildiğini, sözleşme edimlerinin yerine getirilmediğini ve ... 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/353 Esas- 2011/30 Karar sayılı dosyası ile sözleşme geriye etkili olarak feshedildiğini; davalının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/472 Esas sayılı dosyasında sebepsiz zenginleşme nedeniyle dava açtığını, davanın haksız olduğunu, davalının haksız olarak müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan A Blok 14 nolu meskeni haksız olarak kullandığını, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık süreç ile ileride eksiksiz olarak belirlendiğinde talep arttırımında bulunmak kaydı ile 1.000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine ödenmesini, ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/472 Esas sayılı dosyası ile fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle davanın iş bu dava üzerinde inceleme yapılarak birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; esas dava yönünden davanın reddine; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, 3.320,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebininreddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Asıl davada, dava konusu uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili, birleşen davada ise, ecrimisil talebi istemine ilişkindir.
    1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2)Türk Medeni Kanunun M. 994/1’de ‘İyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir.’ düzenlemesi bulunmaktadır.
    TMK. 994 maddesi ve 10.7.1940 tarihli 77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davalı satış nedeniyle ödediği bedeli geri alana kadar, şeyi vermekten kaçınarak taşınmaz mal üzerinde hapis hakkını kullanabilecektir. Davalı hapis hakkını kullandığı sürece kötü niyetli olarak kabul edilmeyecektir. Verdiği bedel iade edilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamaz.
    Taşınmazı teslim almış olan sadece ödediği bedeli kendisine iade edilinceye kadar hapis hakkına sahiptir. Teslim keyfiyeti mülkiyetin naklinde göz önünde tutulacak bir husus değildir.
    Birleşen dosyada davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalıdan taşınmazı haksız kullandığından bahisle ecrimisil talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi tarafından hesaplanan 18.04.2013-27.12.2013 tarihleri arasında hesaplanan 8 ay 9 günlük süre için ecrimisile hükmedilmiştir. Oysa, davacı-karşı davalı taşınmaza faydalı masraflar yapmış, yaptığı bu masrafları açtığı asıl davada talep etmiştir. Alacağı kendisine ödenene kadar hapis hakkı olup, taşınmazda oturması haksız sayılmaz. Her ne kadar, arsa sahiplerinin 13.12.2013 tarihli dilekçe ile yıkım talep edip, yıkım kararı aldıkları gerekçesiyle, mahkemece, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda alacak talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalının, yıkım kararı alındığı tarihe kadar geçen sürede taşınmazda oturması hapis hakkına dayalı olup, haksız değildir. Mahkemece, bu husus gözetilerek, yıkım kararından sonra oturduğu dönemle sınırlı ecri misil hesabı yapılması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek bilirkişi raporundaki miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi