3. Hukuk Dairesi 2017/11304 E. , 2017/12425 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının boşandıklarını, müşterek çocuklarının velayet hakkının davalı anneye bırakıldığını, aylık 1.000 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, Kasım 2012-Nisan 2014 tarihleri arasındaki nafaka alacakları için davalı tarafından Korkuteli İcra Dairesinin 2014/41132 esas sayılı dosyası ile 19.813,28 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, müşterek çocuk Batur"un 2012 yılında ... Koleji Muratpaşa Özel İlkokulunda okumaya başladığını ve okul taksitlerinin 2012-2013 eğitim öğretim döneminde aylık 2.140 TL, 2013-2014 eğitim öğretim döneminde aylık 2.350 TL olup iştirak nafakasının çok üzerinde olması nedeniyle davalının talebi doğrultusunda bu taksitlerin nafakalara karşılık olmak üzere şifahi olarak davacı tarafından ödenmesinin teklif edildiğini, davacının bu teklifi çocuğun daha iyi bir eğitim alması için kabul ettiğini ve davacıya ait hesaptan bu taksitlerin ödendiğini; ayrıca, davacının davalı tarafın talebi üzerine nafakaya mahsup edilmek üzere küçüğün servis ücreti olarak toplam 2.895 TL ödemede bulunduğunu beyan ile yapılan ödemelerin nafaka miktarından fazla olduğunu; bu nedenle, müvekkilinin icra dosyasındaki takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davalının ikametgah adresinin Korkuteli olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davanın davalının ikametgahı olan yetkili mahkemede açılması gerektiğini, aile mahkemelerinin icra takibine konu bir alacak hakkında borçlu olmadığının tespiti davalarında görevli olmaması nedeniyle görevsizlik talebinde bulunduklarını, davacının borçlu olmadığının tespiti bakımından Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/60 esas sayılı dosyası üzerinden 26.05.2014 tarihinde borca itiraz davası açtığını, bu davanın ise 20.05.2014 tarihinde açıldığını, derdestlik itirazlarının dikkate alınarak birleştirme kararı verilmesini ve yargılamanın tek dosya üzerinden yapılması gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise, davacının boşanmadan sonra hiçbir nafakayı ödememesi nedeniyle davalının daha önce ... İcra Müdürlüğünde takip yaptırdığını, icra dosyasının yaklaşık 6 ay takipsiz kalması nedeniyle davacı tarafın takibi sürüncemede bırakmak için bu davayı açtığını ileri sürerek; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile, Korkuteli İcra Müdürlüğü"nün 2014/1132 sayılı takip dosyasında takip tarihi olan 23.12.2013 tarihi itibari ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın, dava dilekçesine eklemiş bulunduğu ödemelere ilişkin belgelerde; ödemelerin nafakaya ilişkin olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Öyle ki, belgelerde okul taksidi ve servis ücreti olduğu da açıkça belirtilmiştir. Babanın çocuğunun eğitimi ile ilgilenmesi, giderlerini karşılaması ahlaki bir görevin ifası mahiyetindedir. İlamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı velayet hakkı kendisine verilen eş olup, nafaka alacağı sadece eğitim giderlerinden ibaret değildir. Zira, TMK."nun 182/2. maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır." Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.02.2010 tarih, 2009/22641 E. 2010/3781 K. sayılı ilamının yanlış yorumlanarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.