Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/9623
Karar No: 2017/12442
Karar Tarihi: 21.09.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/9623 Esas 2017/12442 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/9623 E.  ,  2017/12442 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; su abonesi olduğunu, kaçak su kullanıldığı belirtilerek davalı tarafından kaçak su bedeli tahakkuk edildiğini, kaçak su kullanılmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama devam ederken dava konusu bedelin ödendiğini belirterek, davanın istirdat davasına dönüştürülmesini talep etmiştir.
    Davalı; kaçak su kullanımı olduğunu, tahakkukun mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 05.11.2015 tarih ve 2014/21798 E. 2015/17303 K. sayılı ilamı ile "... mahkemece dava dosyasının su tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişiye verilerek, davacının kaçak su kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi, kaçak su kullanımı halinde ise davacının ödenmesi gereken su bedelinin sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması hususunda rapor düzenlettirilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması taraflar lehine bozmayı gerektirmiş; bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Dairemizin anılan bozma ilamı sonrasında, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacının davalıya 3.821,00 TL"den dolayı borçlu olmadığının tespiti ile istirdata dönüşen ve talep edilen 3.821,00 TL tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Yargıtay"ın bozma kararına gerek iradi, gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme, uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi; hükmün bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar.
    Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ve Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.
    Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
    Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.).
    Bu ilke, kamu düzeni ile ilgili olup; Yargıtay"ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.(Aynı yönde HGK.nun 26.2.1986 gün ve 1986/1-50 E.-174 K.; 11.5.1994 gün ve 1994/8-252 E.-314 K.; 1.12.1999 gün ve 1999/18-1041 E.-1006 K.; 11.5.2005 gün ve 2005/2-315 E.-333 K.; 27.09.2006 gün ve 2006/19-635 E.-573 K. sayılı ilamları).
    Bu ilkeler ışığında somut olaya bakacak olursak, yerel mahkeme bozma kararına uymakla birlikte bozma gereğini yerine getirmemiştir. Zira; bozma ilamında mahkemece dava dosyasının su tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişiye verilerek, davacının kaçak su kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi, kaçak su kullanımı halinde ise davacının ödenmesi gereken su bedelinin sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması hususunda rapor düzenlettirilmesi belirtilmiştir. Mahkemece, makine mühendisinden bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişinin 04.04.2016 tarihli raporunda; kaçak kullanım olduğu, davalı kurumun yaptığu hesabın İZSU Tarifeler Yönetmeliğine uygun olduğu, davacının borcunun 3.821,68 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece 21.04.2016 tarihli duruşmasında kaçak kullanım konusunda denetime elverişli değerlendirme yapılması ve önceki raporlar ile mukayese işleminin gerçekleştirilerek o raporlar ile ayrıldığı veya görüş birliğine vardığı noktaların gerekçeleri ile birlikte açıklanması için ek rapor alınmasına karar verilmiş, 28.09.2016 tarihli ek raporda, 28/04/2014 tarihli hukukçu bilirkişi raporundaki kullanım süresinin üç aydan fazla olamayacağı tespitinin duruma uygun ve gerekli bir tespit olduğu belirtilmiş ve mahkemece Dairemizin bozma nedeni yaptığı uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor esas alınarak hazırlanan ek rapora göre karar verilmiştir.
    Yukarıda izah olunan nedenler ile, mahkemece işlem yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi