Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/154
Karar No: 2015/6207
Karar Tarihi: 23.06.2015

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/154 Esas 2015/6207 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/154 E.  ,  2015/6207 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılanlar ve ..... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    1992 yılında yapılan kadastro sırasında ..... ilçesi .... köyü 101 ada 103 parsel sayılı 9.346,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile .... ve ortakları adlarına,
    101 ada 105 parsel sayılı 46.501,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile .... adına,
    101 ada 106 parsel sayılı 108.989,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ..... adına,
    101 ada 107 parsel sayılı 2.028 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak mezarlık niteliği ile .... köyü tüzel kişiliği adına,
    101 ada 108 parsel sayılı 2.874,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına,
    101 ada 109 parsel sayılı 6.067,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ..... adına,
    101 ada 110 parsel sayılı 46.176,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve kargir ev niteliği ile .... adına,
    101 ada 112 parsel sayılı 5.251,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1936 tarih ve 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve kargir ev niteliği ile ..... adına tespit edilmiştir.
    Davacılar ... ve ...; 101 ada 103, 105, 106, 107, 108, 109, 110 ve 112 parsel sayılı taşınmazların kök murisleri ...’dan kaldığını, terekesinin paylaşılmadığını ileri sürerek, ..... ve .... aleyhine dava açmışlardır. 21.04.1994 tarihli oturumda 101 ada 103 sayılı parsele ilişkin davadan feragat etmişlerdir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra ..... Yönetimi 20.03.1996 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
    Davacılar, 08.05.1996 tarihinde 107 ve 108 sayılı parsellere ilişkin davalarından feragat etmişlerdir. 30.05.1997 tarihli dilekçe ile 101 ada 105, 106, 109, 110 ve 112 parsel sayılı taşınmazların .....ye ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
    Mahkemece ...’nin davasının reddine, ...’ın, ..... Yönetimi ve .....nin davasının kısmen kabulüne yönelik verilen kararın ve ..... Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan Dairenin 15.11.2005 gün 2005/12565 E. - 2005/13721 K. sayılı bozma kararında özetle; “101 ada 103 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davadan feragat edildikten sonra orman yönetiminin katılma isteğinde bulunduğu, feragatın, davayı bitiren tek taraflı bir irade beyanı olup, davayı bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırdığı, kabule bağlı olmadığı, feragat ile .... köyü, 101 ada 103 sayılı parselin kadastro tesbitinin ..... Yönetiminin davaya katıldığı tarihten önce kesinleştiği, bu halde ..... Yönetiminin katılma talebinin 3402 sayılı Kanunun 26. maddesi anlamında katılma talebi olmayıp, yeni bir dava olduğu ancak, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, ..... Yönetiminin 101 ada 103 sayılı parsele ilişkin davasında görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, ..... Yönetiminin dava açmakta muhtariyetine şeklinde karar verilmesi ve bu parsel için sicil oluşturulmamasının doğru olmadığı, 101 ada 107 parsel sayılı 2028 m² yüzölçümündeki taşınmaz mezarlık niteliğiyle köy tüzel kişiliği, 108 parsel sayılı 2874 m² yüzölçümündeki taşınmaz da tarla niteliğiyle ... adına tesbit edildikleri, tesbit tutanaklarının iktisap bölümünde, dava dışı 105, 106, 109 ilâ 113 sayılı parseller ile bir bütün olarak 92 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığından söz edildiği, davacı gerçek kişilerin kadastro tesbitine itiraz davası açtıkları, ..... Yönetiminin 18.04.1996 tarihinde davaya katıldığı, daha sonra, davacı gerçek kişiler vekilinin 08.05.1996 tarihinde 107 ve 108 sayılı parsellere ilişkin davalarından feragat ettiği, mahkemece her ne kadar 108 sayılı parselle ilgili karar verilmemiş, 107 sayılı parsele ilişkin dava da feragat nedeniyle red edilmiş ise de, ..... Yönetiminin katılma tarihi dikkate alındığında, bu parsellere ilişkin davacı gerçek kişilerin feragatının, davacı gerçek kişiler yönünden tek taraflı yenilik doğurucu bir işlem olduğu, ..... Yönetiminin davasını bitirmeyeceği, ..... Yönetiminin bu parseller hakkındaki davası hakkında, öncelikle kadastro tesbit makilerinin davaya dahil edilmesi için yönetime olanak tanınması, sonra davayı yönetimin delilleri toplanarak, bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 108 sayılı parselle ilgili hiçbir karar verilmemesi, 107 sayılı parselle ilgili gerçek kişilerin davasının feragat nedeniyle reddine karar verildikten sonra, ..... Yönetiminin dava açmakta muhtariyetine şeklinde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, çekişmeli 101 ada 105, 106, 109, 110 ve 112 sayılı parsellerin kadastro tesbitine esas alınan vergi kaydının kadastro tesbiti sırasında 20 hektar olduğu ilgili sütununa yazılarak bu parsellere uygulanmışsa da, temyiz incelemesi sırasında getirtilen tahrir defteri suretinden 92 tahrir numaralı vergi kaydının aslında 2 hektar olduğu, güneyindeki orman sınırı itibariyle değişebilir nitelikte sınır içerdiği, çekişmeli parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde güneyden Devlet ormanı olarak kadastro tesbiti kesinleşen eylemli Devlet .....ı niteliğindeki 283 sayılı parsele sınır olduğu, vergi kayıtlarının tutunanın yararına olduğu kadar, aleyhine de delil teşkil edeceği, bu nedenle; mahkemece, dayanak vergi kaydı, dayanak vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, davalı ise dava dosyaları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yöntemine uygun orman araştırması yapılması, dayanak 92 tahrir numaralı iki hektar yüzölçümündeki vergi kaydı genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere 3402 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddeleri gereğince, yöntemince zemine uygulanıp, miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi, asıl taşınmazların kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğu kabul edilmesi, oluşacak sonuç çerçevesinde 12.12.2002 tarihli kararı gerçek kişilerin temyiz etmediği, ..... Yönetimi ve yararına usulî kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin 101 ada 103, 107 ve 108 sayılı parsellere ilişkin davalarının feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden esastan reddine, ..... Yönetiminin 101 ada 103 sayılı parsel hakkındaki davasının görev yönünden reddine, bu parselin tespit gibi tesciline, ..... Yönetimi ve .....nin diğer parseller hakkındaki davalarının kabulü ile bu parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile adına tapuya tesciline, 101 ada 110 sayılı parsel üzerindeki evin ...’a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün davalılar ve tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2013 gün ve 2013/8239 E. - 2013/12013 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dosyaya getirtilen tahrir defterinde dayanak 92 tahrir numaralı vergi kaydının miktarının 20 hektar olduğu, bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu, tahrir defterinde kapı numarası sütununda yazılı olan (2) sayısının sehven kayıt miktarı olarak kabul edildiği, maddî hataya dayalı bozma kararının usulî müktesep hak doğurmayacağı, diğer taraftan, hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda, çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olmadığı, ancak 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olduğu bildirilmiş ise de, taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde bulunmadıkları, dayanak 92 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalan taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından 12.12.2002 tarihli kararı gerçek kişilerin temyiz etmediği, ..... Yönetimi ve yararına usûlî kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra ..."nin davasının reddine, ..."ın davasının kısmen reddine ilişkin önceki karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 101 ada 109 sayılı parselin ... adına; fen bilirkişisi .... tarafından düzenlenen 03.10.2002 tarihli kroki ve raporda gösterilen 101 ada 105 sayılı parselin 965 m², 101 ada 106 sayılı parselin 7055.52 m², 101 ada 110 sayılı parselin 4318 m² ve 101 ada 112 sayılı parselin tamamının orman niteliğiyle adına; 101 ada 105 parselin 45536 m² bölümünün .... mirasçıları adına; 101 ada 106 sayılı parselin 101.933,93m2 yüzölçümlü kesiminin ..... mirasçıları adına, 101 ada 110 sayılı parselin 41858,23 m² bölümünün .... mirasçıları adına tesciline, 110 parselin üzerindeki evin ...’a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 101 ada 103, 107 ve 108 parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm ..... Yönetimi ve tarafından eksik incelemeyle karar verildiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının ..... Yönetimine yükletilmesine, .....den harç alınmasına yer olmadığına 23/06/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi