Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/10247
Karar No: 2021/5314
Karar Tarihi: 14.06.2021

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/10247 Esas 2021/5314 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2020/10247 E.  ,  2021/5314 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... ve ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 109 ada 1, 109 ada 3, 109 ada 5, 110 ada 2, 110 ada 4, 111 ada 1, 112 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 3.371.95, 2.623.62, 3.639.40, 4.576.89, 2.396.34, 1.233.31 ve 3.133,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları gerekçesiyle hükmen Hazine adına, 01.10.1997 tarihinde tescil edilmişlerdir. Davacı ... ve ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu kayıtlarının iptali ve adlarına tescili istemiyle 26.04.2014 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 109 ada 1, 109 ada 3, 109 ada 5, 110 ada 2, 110 ada 4,111 ada 1, 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... ve ... adlarına 1/2’şer hisse ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 17.6.2020 tarih ve 2016/16096-2020/2047 Esas-Karar sayılı ilamı ile “Davanın kadastro öncesi nedene dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davası olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 12/3. maddesinde yer alan düzenlemeye göre kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamayacağı, somut olayda çekişmeli taşınmazlar kadastro tespitleri 01.10.1997 tarihinde hükmen kesinleşerek tapuya tescil edilmiş olduklarına göre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi olan 26.04.2014 tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu belirtilerek Mahkemece, hak düşürücü sürenin hakim tarafından re"sen dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu göz önüne alınarak davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; eldeki davanın davacısı ...’ın, çekişmeli taşınmazların hükmen tesciline esas teşkil eden, ... Kadastro Mahkemesi’ne aktarılan tescil davasının tarafı olduğu ve red kararı ile sonuçlanan söz konusu davanın, davacı aleyhine kesin hüküm teşkil edeceğinin göz önüne alınmamış olmasının da isabetsiz olup, temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğü belirtilerek kabulü hükmün bozulmasina”karar verilmiş; bu kez de davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    Davacılar ... ve ...; çekişme konusu taşınmazlar hakkında; çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinden evvel ve sonrasında da kendilerinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu; ancak Kadastro Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda hükmen Hazine adına tescil edildikleri; hükmen Hazine adına tescil edilme nedeninin ise doğal sit alanında kalmaları olduğu; ancak ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.4.2009 tarih ve 4563 sayılı Kararı ile sit alanının yeniden belirlendiği ve çekişmeli taşınmazların bu karara göre sit alanı dışında kaldığı, yine 2863 sayılı Yasa’da 5563 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle “kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar dışında kalan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilebileceği; dava konusu taşınmazların da zilyetlikle iktisap edilebilecek nitelikte oldukları bu nedenlerle de Kadastro Mahkemesi’nin taşınmazların Hazine adına tesciline esas 1994/43-1996/31 sayılı kararının gerekçesinin kanunen dayanaksız kaldığı iddialarına dayanarak dava açmış olup; davacı tarafın iddiasının hem kadastro öncesi hem de kadastro sonrası nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
    Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı tarafın kadastro tespiti öncesine dayalı iddialarına ilişkin karar düzeltme nedenleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmadığından yerinde değildir. Ne var ki, Davacılar kadastro öncesi neden yanında, kadastro tespitinden sonraki zilyetliğe de dayanarak dava açmış oldukları halde bu husus sehven gözden kaçırılmış ve karar sadece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş ise de ; (dosya kapsamında ecrimisil tahakkuk ve tahsiline ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte;) davacı tarafın , Hazinece kendilerine tahakkuk ettirilen bedellerini Hazine’ye ödedikleri dava dilekçesinin içeriği ile sabit olup yine dava dilekçesinde ödemelerinin cebri icra tehdidi altında yapıldığına dair bir iddia ve delil de ileri sürmediklerine göre ecrimisil bedellerini ödeyerek taşınmazlarda Hazine’nin üstün mülkiyet hakkını kabul ettiklerinin ve zilyetliklerinin malik sıfatıyla olmadığının kabulünün gerekeceği kuşkusuz olduğu gibi. tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliği de hukukça değer taşımayacağına göre Dairemizin 17.06.2020 Tarih ve 2016/16096-2020/2047 Esas-Karar sayılı ilamına yazılı hususunda eklenmesi suretiyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi