Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4386
Karar No: 2020/145
Karar Tarihi: 13.01.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2019/4386 Esas 2020/145 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2019/4386 E.  ,  2020/145 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, ilk derece mahkemesince; davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, davacı vekili tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    -KARAR-
    Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
    Davacı, oğlu ...’in eşinin kendisine ve çocuğuna güvence için ev istemesi üzerine oğlunun yuvası yıkılmasın amacı ile kayden malik olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümü torunu olan davalıya ölünceye kadar kendisi kullanmak şartıyla bağışlamayı kabul ettiğini, tapu memurunun para aldın mı, daha fazla da isteyebilirsin şeklindeki sorularına para almadığını, torununa bağış yaptığını ifade ederek akde imza attığını, ancak 2017 yılının Ekim ayında işlemin tapuda satış olarak yapıldığını öğrendiğini, uzun yıllar Almanya"da yaşadığı için Türkiye"deki usul ve işlemleri bilmediğini ve Türkçe"ye çok hakim olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescil istemiştir.
    Davalı, iddianın hukuki bir dayanağının olmadığını, zamanaşımının geçtiğini, iyi niyetle taşınmazı edindiğini, davacının oğlu ve gelini ile kavga etmesi nedeniyle eldeki davayı cezalandırma amacıyla açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    İlk derece mahkemesince; hata veya hilenin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, davacı vekili tarafından istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, ...’ın kayden maliki olduğu 68 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümü 13.03.2015 tarihinde torunu ...’a satış suretiyle temlik ettiği, eldeki davanın da 16.10.2017 tarihinde açıldığı kayden sabittir.
    Bilindiği üzere, sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur.
    Hemen belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nda (TBK) tıpkı 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) gibi esaslı hatanın (yanılmanın) tanımı yapılmamış, 31. ve 32. maddelerde sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir. Kısaca, iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın (yanılmanın) esaslı kabul edilebilmesi için uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf yönünden (sübjektif unsur) hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.
    Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen tarafın, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabileceği ve verdiği şeyi geri isteyebileceği kuşkusuzdur.
    Öte yandan, hata nedenine dayalı davalarda hataya düştüğünü iddia edip sözleşme ile bağlı olmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını ancak akidine karşı ileri sürebilir.
    Somut olaya gelince, davacı taraf dava dilekçesinde “...tapu memurunun para aldın mı, daha fazla da isteyebilirsin şeklindeki sorularına para almadığını, torununa bağış yaptığını ifade ederek imza attığını” belirtmiş olup, anılan ifadeden dahi davacının başından itibaren işlemin satış olduğunu bildiği aşikardır. Bu durumda TBK’nin 39. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması bir yana, davacı taraf işlemin hata ile illetli olduğunu da yukarıdaki ilkeler doğrultusunda kanıtlayabilmiş değildir.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Davalının yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2.maddesi gereğince dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi