
Esas No: 2015/11068
Karar No: 2016/131
Karar Tarihi: 11.01.2016
Hakaret - Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/11068 Esas 2016/131 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Sanık, hakaret suçu nedeniyle 1500 TL adli para cezasına çarptırıldı. Ancak, hükümlüğünün hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil ettiği belirtilerek bu uygulama yapılmadı. Sanığın suçu somut zarar suçu olmadığı için mahkemece CMK'nın 231. maddesinin uygulanması talep edilmiş ve objektif koşulların oluştuğu tespit edilmiştir. Ancak, dava dosyasının incelenmesi sonucunda subjektif koşulun da değerlendirilerek hüküm verilmesi gerektiği kanısına varılmış ve önceki karar BOZULMUŞTUR.
Kanun Maddeleri:
-Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri
-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi
-5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi
-5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi
18. Ceza Dairesi 2015/11068 E. , 2016/131 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret suçundan sanık ..."ın. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkumiyet kararı bulunduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 tarihli ve 2013/346 esas, 2014/199 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2014 gün ve 374589 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Her ne kadar sanık hakkında kasıtlı suçtan hakkında mahkumiyet kararı bulunduğu ve yasal olanak bulunmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında bulunan sabıkasının silinme koşulları oluştuğu gözetilmeden bu yönden sanık hakkında yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın adli sicil kaydında gözüken kasıtlı suçtan mahkumiyeti nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Suç tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydında bulunan ve mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil ettiği belirtilen ilamların suç tarihi itibariyle adli sicil kaydından silinme koşullarının oluştuğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmıştır. Hakaret suçunun somut zarar suçu olmadığı, sanığın da duruşmada CMK"nın 231. maddesinin uygulanmasını talep ettiği görülmüştür. Bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluştuğu, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık ... hakkında, Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 tarih ve 2013/346 esas, 2014/199 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 11/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.