8. Hukuk Dairesi 2014/3449 E. , 2014/13186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2012/450-2013/102
H.. H.. ile P.. Sanayi ve Tic. A.Ş. aralarındaki tapu iptali ve müdahalenin meni davasının kabulüne dair Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 10.04.2013 gün ve 450/102 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı H.. H.. vekili, tapuda davalı şirket adına kayıtlı bulunan parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığını açıklayarak, bu kısmın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, nizalı taşınmazın SİT alanında kalması nedeniyle kullanılamadığını, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi"ne ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 05.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda B ve C harfleri ile işaretli toplam 3464,69 m2"lik bölümün tapu kaydının iptaline ve tapudan terkinine, bu bölümlere davalının el atmasının önlenmesine, davacı tarafça harcanan 763,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT"ye göre hesaplanan 1.320 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Bilirkişi kurulunun 05.03.2008 tarihli raporunda, dava konusu taşınmazın durumu idare tarafından daha evvel belirlenen kıyı kenar çizgisi ile keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisine göre ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Buna göre idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisi esas alındığında taşınmazın raporun eki olan krokide (B) ve (C) harfleri ile işaretli toplam 3464,69 m2"lik bölümü, keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisi esas alındığında ise krokide (C) harfi ile işaretli toplam 3241,80 m2"lik bölümü kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalmaktadır. Hükmün 1.fıkrasına bakılırsa mahkemece Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 14.11.2006 tarihinde onanan kıyı kenar çizgisi hükme esas alınmıştır. Ancak gerekçeli kararın kapsamı, özellikle de 3.sayfasının hükümden önceki son paragrafı gözetildiğinde keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisinin hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hüküm ile gerekçe arasında çelişki meydana gelmektedir. Ancak izah edildiği üzere, mahkemece hangi kıyı kenar çizgisinin hükme esas alındığı karar içeriğinden tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu hususun açıklığa kavuşturulması ve ona göre hüküm kurulması gerekir.
Ayrıca, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa"nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa"nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden, HMK"nın 323/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sayılan harçtan ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı açıktır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi"nin 02.11.2011 tarih 2011/9377-11227 Esas ve Karar sayılı bozma ilamında buna işaret edildiği halde Mahkemece hüküm kurulurken bu hususların gözetilmemiş olması usul ve yasaya akırıdır.
O halde Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan eksiklikler gözetilmek suretiyle dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK"nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK"un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.