4. Hukuk Dairesi 2020/834 E. , 2020/2401 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 03/11/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ..., ... ve ... hakkında verilen red kararı daha önce kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... mirasçıları yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar ..., ... ve ... hakkında verilen red kararı daha önce kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... mirasçıları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... parsel sayılı taşınmazın tümüne 05/07/2008 tarihinde mısır ektiklerini, ancak ekimden bir gün sonra davalılar tarafından ekili tarlanın sürülerek mısırların bozulduğunu, ürünün tahrip olmayan bir kısmı filiz verince tarlanın kalan kısmına da kimyasal madde dökülerek zarar verildiğini belirterek, her iki haksız eylem nedeniyle oluşan zararlarının tazminini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddi gerektini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 23/02/2011 tarihli karar, davacılarca temyiz edilmiş, Dairemizin 06/11/2012 tarihli ve 2011/11193 esas, 2012/16228 karar sayılı ilamı ile davacıların davalılardan ..., ... ve ...’a yönelik tüm
ve davalılardan ...’a yönelik diğer temyiz itirazları reddedilerek, “dosya kapsamından, davacılar tarafından ekilen mısır ürününün yaklaşık 25.000 metrekaresinin davalılardan ... tarafından traktörle sürülerek zarar verildiği, hazırlık evrakında anılan davalının ikrarının bulunduğu, yine tanık olarak dinlenen davalı ..."ın da bu durumu doğruladığı, hisseli olarak tapuya kayıtlı taşınmazda tecavüz iddiasının hukuki çekişme mahiyetinde olduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, davacılar tarafından ekilen mısır ürününün bir kısmına davalı ... tarafından sürülerek zarar verildiği sabit olduğu anlaşılmakla zararın kapsamının belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile istemin tümden reddedilmesi doğru değildir” şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davacıların davaya konu taşınmazdaki hisseleri oranında zararlarını isteyebilecekleri gerekçesiyle oranlama yapılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/02/2015 tarihli ikinci karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 07/12/2017 tarihli ve 2017/4411 esas, 2017/8029 karar sayılı ilamı ile ...’ın yargılama sırasında vefatı üzerine eşi olan mirasçı ... davaya dahil edilmeden hüküm kurulması nedeniyle bozulmuş, bozma nedenine göre davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile hem 25.000 m2 ekili tarlanın traktörle sürülmesi şeklinde gerçekleşen ilk haksız eylem sonucu oluşan 3.150,00 TL ve hem de geriye kalan 21.000 m2 lik alana kimyasal madde dökülerek zarar verilmesi şeklinde gerçekleşen ikinci haksız eylem sonucu oluşan 8.809,00 TL zararın tazminine ilişkin olmak üzere toplam 11.959,99 TL tazminatın davalı ... mirasçılarından alınmasına, davalılar ..., ... ve ... hakkında verilen red kararı daha önce kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen temyize konu 07/11/2019 tarihli karar ise davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından mahkemece 06/11/2012 tarihli bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, usuli kazanılmış hakların gözetilmediği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; mahkemece davanın reddine dair verilen 23/02/2011 tarihli ilk karar, davacıların temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2012 tarihli bozma ilamı ile davacıların diğer temyiz itirazları reddedilerek, davacılar tarafından 25.000 m2 lik alana ekilen ürüne sadece davalı ... tarafından traktörle sürmek suretiyle zarar verildiğinin sabit olduğu belirtilerek, davacıların ilk haksız eylem sonucu oluşan zararlarının kapsamı belirlenerek hüküm kurulması yönünde bozulmuş, kimyasal madde dökmek suretiyle zarar verme eylemi yönünden davacıların temyiz itirazları yerinde görülmeyip reddedilmek suretiyle, davalılar yararına usuli müktesep hak oluşmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 06/11/2012 tarihli bozma ilamında davacıların sabit olmayan ikinci haksız eyleme ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş olmasına rağmen, bozmadan sonra bu hususta da yeniden bilirkişi raporları alınarak zarar kapsamı belirlenmiş, usuli kazanılmış haklar gözetilmeden, bozma kapsamının dışına çıkılarak ikinci haksız eyleme dair zararın tazmini yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Şu halde mahkemece; 06/11/2012 tarihli bozma ilamının gereği yerine getirilerek davacıların oluşan zararının sabit olan 25.000 dönüm ekili tarlanın sürülmesi şeklindeki eylem sonucu oluştuğu gözetilerek zarar kapsamı belirlenip hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamının kapsamı dışına çıkılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.