Abaküs Yazılım
17. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2256
Karar No: 2020/6216
Karar Tarihi: 23.06.2020

Karşılıksız Yararlanma - Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/2256 Esas 2020/6216 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada, sanık karşılıksız yararlanma suçundan mahkum edilmiştir. Ancak müşteki mahkemeye katılmamış ve temyiz isteminde bulunmuştur. Müştekinin katılan sıfatı bulunmadığı belirtilerek temyiz istemi reddedilmiştir. Sanık ise TCK'nın 168/5. maddesi gereği zararı tazmin etmediği için mahkum edilmiştir. Ancak ihtarın soruşturma aşamasında yapılmadığı gözetilerek, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği kararına varılmıştır. Bu nedenle sanık hakkında açılan kamu davası düşürülmüştür. Kararda belirtilen kanun maddeleri şunlardır: 5271 sayılı CMK'nun 237. maddesi, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi, 1412 sayılı CMUK'un 317 ve 322. maddeleri, 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi.
17. Ceza Dairesi         2020/2256 E.  ,  2020/6216 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Karşılıksız Yararlanma
    HÜKÜM : Mahkumiyet


    Yerel mahkemece sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    I- Müşteki Asat-... vekilinin temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
    5271 sayılı CMK"nun kamu davasına katılmayı düzenleyen 237. maddesinde “(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” düzenlemesinin bulunduğu, usulüne uygun tebligat ile duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmayan müştekinin, hükümden sonra vekili aracılığı ile temyiz dilekçesi verdiği, hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduğunu bildirerek katılma isteminde bulunmadığı, mahkemece de katılma kararı verilmemiş olduğu anlaşılmakla, katılan sıfatı bulunmayan müştekinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
    II- Sanık ...’nın temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
    5237 sayılı TCK"nun 168/5. maddesinde; ""Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz."" düzenlemesinin getirildiği; bahsedilen zararın ise keşif yapılarak kurulu gücün tespiti ve buna göre kullanılması muhtemel enerjiye göre bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız miktar olduğu, kanun koyucunun amacı doğrultusunda, sanığa soruşturma aşamasında bu yöntemle belirlenecek zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi bildirildiği takdirde suça konu bedeli soruşturma aşamasında da ödeyebileceği ancak ihtarın soruşturma aşamasında usulünce yapılmadığı gözetildiğinde kurum zararını kovuşturma safhasında gideren sanık hakkında TCK’nun 168/5. ve 5271 sayılı CMK"nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulunun sonuçları ile benzer sonuçları doğurması nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK"nun 168/5. ve 5271 sayılı CMK"nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu"nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi