Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/199
Karar No: 2020/2402
Karar Tarihi: 29.06.2020

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/199 Esas 2020/2402 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2020/199 E.  ,  2020/2402 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ..."e velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Başkent Elektrik Dağıtım AŞ ve DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine 30/12/2011 gününde verilen dilekçe ile taksirle yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine dair verilen 15/10/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle davacıların duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra davalı şirketin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1) Davacıların katılma yoluyla temyiz itirazları yönünden;
    İlam, temyiz eden davacılar vekiline 03/12/2019 gününde, davalı ... Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş nin temyiz dilekçesi ise 16/12/2019 gününde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise 30/12/2019 gününde verilmiştir. Davacılar vekili kararı, HUMK’nun 432/1 maddesine yazılı onbeş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreleri geçirdikten sonra temyiz ettiğine göre, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    2) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    3) Davalı şirketin diğer temyiz itirazına gelince;
    Dava, taksirle yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacılar, davalılardan DSİ’nin ... Çayı’ndan çıkan toprakları çay kenarından geçen elektrik hattına yakın olacak şekilde yığdığını, müşterek çocukları ..."nın yığılan kumların üzerine çıktığını ve yere yakın olan elektrik kablosunu elleriyle tutarak her iki avuç içinde 2. derecede yanıklar oluşacak şekilde yaralandığını, olay yerinde hiçbir uyarıcı levha olmadığını, mevcut tel örgünün yıkılmış olduğunu, toprak yığınlarından dolayı elektrik tellerinin 50 cm kadar yakın olduğunun tespit olunduğunu, hattın enerjisinin kesilmesi ve daha sonra gerekli tedbirlerin alınmasından aradan geçen iki yıl içerisinde önlem
    almayan Enerjisa A.Ş ve diğer davalı DSİ’nin müştereken sorumlu olduklarını belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
    Davalılar, davanın reddi gerektiği savunmuşlardır.
    Mahkemece, bozmaya uyularak yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmek üzere davalı DSİ yönünden dosyanın tefrikine, toprağın enerji hattının altına yığılmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı şirketin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davalı şirketin özen yükümlülüğünü ihlal etmesinin diğer davalı DSİ nin kusurlu fiilinden sonra ortaya çıkması nedeniyle davalı DSİ nin kusurunun illiyet bağını kesmediği, davalı şirketin de zarardan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından, davalı DSİ yönünden dava dosyasının tefrik edilmesine mahkemece karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece hüküm altına alınan tazminatın dosyası tefrik edilen DSİ hakkında verilecek hükümle tahsilde tekerrüre yol açmayacak biçimde ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru değilse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun"un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
    SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, temyiz edilen kararın yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan “birlikte” sözcüğünden sonra gelmek üzere “dosyası tefrik edilen DSİ hakkında verilecek hükümle tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere” sözcük dizisinin eklenmesine, davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 29/06/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY YAZISI
    Dava, taksirle yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Davalı ... Genel Müdürlüğünün (DSİ), ... Çayı ıslahı esnasında çıkardığı toprağı çay kenarından geçen elektrik hattına 50 cm yaklaşacak şekilde yığdığı, davacının çocukları Buğra"nın yığılan toprağın üzerine çıkıp elektrik kablosunu tutması sonucu her iki avuç içinde ikinci derece yanık oluşacak şekilde yaralandığı, olay yerinde ./..
    hiçbir engel veya uyarı işaretinin bulunmadığı, toprak yığılmasının üzerinden iki yıl geçtikten sonra kazanın meydana geldiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.
    Somut olayda çözümlenmesi gereken husus, davalı Şirket’in diğer davalı DSİ ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesindedir.
    Dava konusu olayda DSİ’nin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Davalı Şirket’in haksız bir eyleminin bulunmaması nedeniyle ancak kusursuz sorumluluk hâllerinden yapı maliki sıfatıyla sorumluluğuna gidilebilir. Bu sorumluluk türü, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 58. (TBK’nın 69.) maddesinde yer almaktadır.
    Anılan madde uyarınca yapı malikinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için yapının, yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden bir zarar doğması gerekmektedir. Yapımdaki bozukluklar; malikin özensizliği, teknik, yasal ve bilimsel koşullara uygunsuzluk (mimar, mühendis veya denetim makamlarının kusurları gibi) nedeniyle olabilir. Somut olay özelinde ise; enerji nakil hattının (ENH) ve direklerin yapımında (malzeme ve işçilik kusurları) kusur, bakım, onarım ve önlem almada (kısa sürede aşınma, yıkılma, tellerde esneme, belli aralıklara tellerin ve direklerin bakımı) kusur söz konusu olabilir. Gerçekten bina ve yapılar, başlangıçta sağlam, güvenli, teknik koşullara ve planlara uygun yapılmış olsalar ve her türlü donanıma sahip bulunsalar bile zamanla yıpranır, aşınır, gerek kullanım sonucu, gerekse doğal etkilerle sağlamlıklarını yitirebilir. Bu nedenlerle düzenli olarak bakımlarının yapılması; eskiyen, aşınan, yıpranan, çürüyen bölümlerinin onarılması veya yenilenmesi gerekebilir.
    Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, bina ve yapı malikinin sorumluluğunun, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk hâli olduğu; zarar ile özen eksikliği arasında uygun nedensellik bağının sorumluluk için yeterli bulunduğu; özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur unsurunun bulunmasının zorunlu olmadığı; bu gibi durumlarda, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması, yani objektif koşulun gerçekleşmesi yeterli olup ayrıca sübjektif koşul olan kusurun aranmaması esastır.
    Bina, yapı, tesis ve benzerlerinin bir zarara neden olması durumunda sorumluluğun doğabilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir: Bunlar;
    a) Bir bina veya yapı eseri ya da toprağa bağlı tesis bulunmalı,
    b) Sorumluluğa yol açan bina, tesis veya yapı, sorumlu tutulanın mülkiyetinde olmalı,
    c) Bina, tesis veya yapının yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki özen eksikliğinden bir zarar meydana gelmiş olmalı,
    d) Zarar ile bina, tesis veya yapıdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında “uygun nedensellik bağı” bulunmalıdır.
    Somut olaya gelince; üçüncü kişinin yaralanmasındaki kusur, elektrik tellerinin altına toprak yığmak suretiyle zararın doğmasına neden olan DSİ’ye aittir. 08/01/2013 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; davalı şirketin sorumluluk alanındaki ENH’nin uzunluğu itibariyle her an denetleme ve gözetlemenin mümkün olmadığı, DSİ’nin çalışma öncesi ve sonrası davalı ... bilgilendirmediği gibi uyarı da yapmadığı için önleyici tedbir alma yükümlülüğünün bulunmadığı göz önüne alındığında davalı şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi hukuken mümkün değildir. Kusursuz sorumluluğun koşullarından olan tesis niteliğindeki elektrik tellerinin yapımından, bakımından veya özen eksikliğinden
    kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığından davalı şirketin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün değildir.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle, Sayın Çoğunluğun, kararın onanması yönündeki düşüncesine katılmıyoruz.29/06/2020



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi