10. Hukuk Dairesi 2017/5915 E. , 2017/8376 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın tespiti amacıyla açılan davada yapılan yargılama sonucu, ... 5. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum vekilince istenilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İstem
Dava, 01.07.1993-24.01.1995 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.
II-Cevap
Davalı Kurum vekili, başvuru şartı gerçekleşmeden ve idari prosedür tamamlanmadan dava açılmasının haksız olduğunu ileri sürmüştür.
III-Mahkeme Kararı
A-İlk Derece Mahkeme Kararı
Mahkemece, giriş bildirgesi, kuruluş kayıtları ve dosya içeriğine göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri :
Davalı Kurum vekili, başvuru şartı gerçekleşmeden dava açıldığını, milatların gözetilmediğini ileri sürerek istinaf yolu ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B-Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 gün ve 1274/1402 sayılı ilamı ile özetle, dava açıldıktan sonra başvuru şartının tamamlandığını, bağımsız çalışmaya ilişkin kuruluş kayıtları ve dosya içeriğine göre davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-Temyiz Eden:
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
V-Temyiz Nedenleri:
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen karar, davalı Kurum avukatı tarafından, başvuru şartı gerçekleşmeden dava açıldığı, sigortalılık milatlarının gözetilmediğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiği gerekçesi ile temyiz etmiştir.
V-İlgili Hukuk Kuralları ve Esasın İncelemesi
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
1479 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22/03/1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.
Somut olayda, 14.04.2003 günlü giriş bildirgesi üzerine 06.01.2003 tarihi itibarıyla sigortalılık tescili yapılan davacının, bağımsız çalışmasına ilişkin vergi kaydının 01.07.1993-24.01.1995 tarihleri arası döneme ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, sigorta girişinin 01.07.1993 tarihi olarak alınması gerekirken, 07.01.1993 tarihi olarak alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının 2. fıkrasının başında yer alan “07.01.1993” rakamlarının silinerek yerine “01.07.1993” rakamlarının yazılmasına ve ilk derece mahkemesi hükmünün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.