Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/440
Karar No: 2020/2579
Karar Tarihi: 22.06.2020

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2020/440 Esas 2020/2579 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2020/440 E.  ,  2020/2579 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    TÜRK MİLLETİ ADINA

    KARAR
    A)Davacı İstemi;
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle 250,00 TL tedavi ve bakıcı gideri, 250,00 TL efor ve ekonomik geleceğin tehlikeye düşmesi nedeniyle olmak üzere toplam 500,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini, ıslah dilekçesiyle de maddi tazminat istemini 174.263,13 TL’ye ıslah etmiştir.
    B)Davalıların Cevapları;
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kendilerine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının bütün alacaklarını aldığına dair ibraname imzaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;İlk derece mahkemesince, 06/11/2017 tarihinde verdiği ilk kararı ile maddi tazminat isteminin kabulü ile 174.263.13 TL maddi, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 07/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince verilen ortadan kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince verilen 04/09/2019 tarihli son kararda davanın kısmen kabulü ile 166.684, 08 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 01/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;İlk Derece Mahkemesince verilen 06/11/2017 tarihli ilk kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12/07/2018 tarihli ilk kararda tespit davasını tazminat davası için bekletici mesele saymak, tespit davası sonucu verilecek hüküm kesinleştikten sonra davacıya kesinleşmiş mahkeme kararını Kuruma ibraz edip kendisine tespit edilen maluliyet oranına göre gelir bağlattırmak için önel verilerek, hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesap raporu alıp, kesinleşen maluliyet oranı üzerinden bağlanmış ilk peşin sermaye değerini SGK"dan sorduktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği İlk Derece Mahkemesince verilen 04/09/2019 tarihli son kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
    E) Temyiz Nedenleri,Davacı vekili, müvekkili lehine ortaya çıkan usuli kazanılmış hakların dikkate alınmadığını, manevi tazminat taleplerinin tümüyle kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili, dosyada alının kusur raporunu kabul etmediklerini, tek bilirkişi tarafından hazırlanan raporun yeterli inceleme içermediğini, meslekte kazanma gücü kaybı oranını kabul etmediklerini, 17/06/2019 tarihli hesap raporunun daha önce alınan 17/07/2018 tarihli rapora göre çelişkilerle dolu olduğunu ilk hesap raporuna göre gelirlerin tenzil edilmesi halinde davacının alacağının 101.310,76 TL olacağını, hukuka aykırı şekilde hesaplama yapıldığını, Kurum tarafından bağlanan maaş ve yapılan ödemelere göre yanlış hesaplama yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan harç hesabının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    a) 1- Taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırının karar tarihi itibariyle 58.800,00 TL olduğu, davacı vekilinin 50.000,000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği ve iş bu kararın taraf vekillerince temyize getirildiği dikkate alındığında, hükmedilen ve reddolan manevi tazminat miktarlarının ının temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine hükmedilen ve reddolan manevi tazminat alacakları yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının H.M.K."nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİNLİKTEN REDDİNE,
    b) Taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
    2- Dava, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı şirket işçisi olarak çalışırken 01/10/2007 tarihinde iş kazası geçirerek %34 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK tarafından olayın iş kazası kabul edilerek peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, olayın gerçekleşmesinde davalının %80 davacının ise %20 oranında kusurunun bulunduğu, 14/08/2017 tarihli ilk hesap raporunda işlemiş (bilinen) devre sonu 14/08/2017 tarihi olarak esas alınmak suretiyle hesap yapılırken, davacının yardıma muhtaç olduğunun belirtilmemesine karşın geçici iş göremez kaldığı süre boyunca bakıcı gideri hesabının ayrı bir kalem olarak hesaba dahil edildiği ve SGK’dan bağlanan gelirin rücuya kabil kısmı tenzil edilmeden hesap yapıldığı ve 174.263,13 TL maddi tazminat hesap edildiği, davacı vekilinin maddi tazminat istemini iş bu rapora göre ıslah ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ortadan kaldırma kararı sonrasında alınan 13/06/2019 tarihli hesap raporunda ise işlemiş (bilinen) devre sonu 31/12/2019 tarihine çekildiği, bakıcı giderinin hesaba dahil edilmediği ve SGK’dan bağlanan gelirin rücuya kabil kısmı tenzil edilmek suretiyle hesap yapılmak suretiyle 166.684, 08 TL maddi tazminat hesap edildiği ve mahkemece bu hesaba itibar edilerek maddi tazminatın belirlendiği anlaşılmaktadır.
    Sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle uğradığı tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki PMF 1931 işaretli tabloya göre hesap edilecek bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri, net ücrete dönüştürülerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanıp, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı, hesaplanacak tazminatta sigortalının geçici iş göremezlik döneminde %100, sürekli iş göremezlik döneminde ise tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı doğrultusunda indirim yapılmak suretiyle hesap yapılacağı bu hesaptan davacının kusuruna isabet eden miktar indirildikten sonra, belirlenecek tazminattan SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödeneği ödemeleri ile sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tenzili ile davacının netice maddi tazminat alacağının belirlenmesi, davacının bakıma muhtaç olduğuna dair raporunun bulunması halinde bakıcı giderinin ayrı bir alacak kalemi olarak hesap edileceği Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.Öte yandan somut olaya uygulanması açısından usuli kazanılmış hak kavramı üzerinde durmak da faydalı olacaktır. Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı).
    Somut olayda, davacının maddi tazminat talebini ıslah ettiği 14/08/2017 tarihli hesap raporunda işlemiş (bilinen) devre olarak kabul edilen tarih yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle hesaptaki hataların giderilmesi gerekirken, hatalı Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre işlemiş (bilinen) devrenin ileri çekildiği 13/06/2019 tarihli rapora itibar edilerek SGK’dan bağlanan gelirin ve geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmının bu rapordan tenzil edildiği, öte yandan davacının bakıma muhtaç olduğuna dair bir rapor olmamasına rağmen geçici iş göremez kaldığı süre boyunca bakıcı gideri hesabı yapılarak maddi tazminat alacağına eklenmesi de hatalı olmuştur. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, 14/08/2017 tarihli hesap raporundaki verileri esas alarak, işlemiş (bilinen) devre tarihi olarak 14/08/2017 tarihini ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri rapora yansıtmamak, davacının bakıcı gideri alacağına hak kazanamadığını dikkate alarak, bu alacak kalemini hesaptan çıkartmak, SGK tarafından sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısımlarını ise hesaplanacak tazminattan tenzil ederek, davacının netice maddi tazminat alacağını belirlemek, belirlenen netice maddi tazminat alacağı davalının temyiz dilekçesinde belirttiği 101.310,76 TL’den az olması halinde davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak noktasında 101.310,76 TL’lik tazminata; hesap edilen tazminatın anılan tutardan fazla olması halinde ise hesap edilen tazminata hükmetmekten ibarettir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 22/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi