23. Hukuk Dairesi 2012/3222 E. , 2012/6909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen ortağı oldukları kooperatifçe tahsis edilen E Blok 3 nolu bağımsız bölümün tapusunun verilmediğini ileri sürerek, anılan taşınmaza ilişkin tapunun iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifte ferdileşmeye geçilmiş olması ve davacıların dava tarihi itibariyle hesaplanan 6.400,00 TL aidat borçlarını depo etmek suretiyle davalı kooperatife olan yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları sebebiyle tapu devrine hak kazandıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile anılan bağımsız bölüme ilişkin tapunun iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yapı kooperatiflerinde kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen tapu vermiş ise, davacının da varsa borcuna rağmen kooperatiften tapu isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir. Mahkemece, bu yönde yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Bilirkişi raporunda borcu olmasına rağmen bir kısım ortaklara tapularının verildiği belirtilmiş ise de varılan bu sonucun gerekçeleri ve dayanağı kanıtlar yeterince açıklanmamıştır. Tapusunu alan her bir ortak yönünden tapusunu aldığı tarih itibariyle kooperatife borcu olup olmadığı kooperatif defter, kayıt ve belgeleri incelenerek denetime elverişli ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmelidir. Yapılan bu inceleme sonucu kooperatife borcu bulunan ortaklara tapularının verilmediğinin tespiti halinde davacıların da bağımsız bölüm tapusunu almaya hak kazanabilmeleri için dava tarihi itibariyle borçlarının bulunmaması gerekir. Üyeye mevcut borcu ödeme olanağı sağlamak amacıyla borcun depo ettirilmesi doğru olmayıp, davanın reddi gerekir. YHGK"nun 15.06.2012 tarih ve 16-145 E, 392 K sayılı ilamı ve Dairemiz"in yerleşik uygulaması bu yöndedir.
Somut olayda, borcun güncelleştirme yöntemiyle belirlenmesi de doğru olmayıp, genel kurul kararlarına göre ödemeleri gereken aidat borcu, varsa yaptıkları ödemeler de gözetilerek, ödeme tarihleri itibariyle düşülerek, aidat borcu ve varsa gecikme faizi borçları dava tarihi itibariyle hesaplanmalıdır. Aksi yönde bir uygulama yok ise, dava tarihi itibariyle
kooperatife borcu olan ortağın adına tescil isteminde bulunamayacağı gözetilerek davacıların dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğunun tesbiti halinde tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik ödemenin depo ettirilmesinden sonra tescile hükmedilmesi doğru değildir. Bu itibarla mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.11.2012 tarihide oybirliğiyle karar verildi.