21. Hukuk Dairesi 2015/15327 E. , 2015/22232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2015
NUMARASI : 2014/652-2015/509
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacıların öncesinde aynı olay nedeniyle, aynı davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtıkları, davacı eş açısından dava ıslah edilirken davanın 52.676,62 TL olarak ıslah edildiği, bahsedilen bu dava hakkındaki Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2011/692 E.- 2012/392 K. sayılı kararının gerekçe ve hüküm kısımlarında davacı eşin maddi zararının ayrıntılı olarak hesaplanması akabinde, davacı eşin maddi zararının 52.676,62 TL olduğu sonucuna varılarak bu doğrultuda eş lehine maddi tazminata hükmedildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilidiği, davacı yan temyizinin yalnızca manevi tazminatın miktarına ilişkin olduğu, süresinde temyiz yoluna başvurulmamasından dolayı davacıların temyiz taleplerinin reddedildiği, anılan hükmün, davalı yararına, hesap raporuna yönelik olarak Dairemizce bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2013/223 E.- 2014/110 K. sayılı kararıyla davacı eş yararına yine 52.676,62 TL maddi tazminata hükmedildiği, kararın davanın taraflarına tebliğ edildiği ancak temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere hüküm son oturumda açıklanan kısa karar ve gerekçe ile bir bütündür.
Bunun yanında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 294/1 maddesinde mahkemelerin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi, hakimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran kararlarına nihai kararlar denilmektedir. Nihai kararlar, usule ilişkin nihai kararlar veya esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır. Usule ilişkin nihai kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup, başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s.540). Bu nedenle, mahkemece verilen görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlar olduğu gibi, dava şartı yokluğu nedeni ile verilen, usulden ret kararları (HMK m.115/2) da, usule ilişkin nihai kararlardır. Esasa ilişkin kararlar ise, hakimin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği kararlardır(HMK m. 294/1). Yani davada ileri sürülen taleplerin maddi hukuk açısından incelenerek esas bakımından kabul veya reddine ya da kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararlardır(Pekcanıtez/Atalay/Özekes: age., s.540). Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303)(Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
Somut olaya geldiğimizde, davacı eşin iş kazası neticesinde murisinin ölümü rnedeniyle oluşan maddi zararları kapsamındaki talebinin, öncesinde açılan Zonguldak 3. İş Mahkemesinin yukarıda bahsedilen dosyasında verilen hüküm ile kesinleştiği gözetildiğinde, eldeki davanın, davacı eşin maddi tazminat talebine ilişkin kısmının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.