(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2021/1 E. , 2021/5387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 220, 246, 477, 619 ve 575 parsel sayılı sırasıyla 147.750, 31.250, 18.250, 132.750 ve 187250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ayrı ayrı tapu, vergi kaydı, irsen intikal nedeniyle ... ve müşterekleri adına; 500 parsel sayılı 26.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş; Kadastro Komisyonunca 545 parsel sayılı taşınmazın 27.579 metrekare yüzölçümündeki bölümünün aynı parsel sayısı ile tespit malikleri ... ve paydaşları adlarına, taşınmazın krokide (C) harfi ile gösterilen 56.448 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen 101.123 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine ile ... ve paydaşları adına ve (B) harfi ile gösterilen 137.850 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ... ve paydaşları adına tespitine karar verilmiştir. Davacı ..., 220, 246 ve 545 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydına dayanarak, 500 ve 575 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davalılar lehine zilyetlikle ikitsap koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak; davacı ... ve arkadaşları, miras payı satın alma iddiasına dayanarak 575 parsel sayılı taşınmaza yönelik; davacı ... ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, davacı ... ve arkadaşları pay satın almaya dayanarak 220, 246, 477 ve 619 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak; davacı ... ve arkadaşları ise tespit maliklerinin hisselerinin hatalı düzenlendiğini ileri sürerek, hisselerin düzeltilmesi istemiyle 545 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin 220, 246, 575 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine, 500 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne; davacı ... ve arkadaşları ve davacı ... ve arkadaşları ile davacı ... ve arkadaşlarının davalarının ayrı ayrı reddine; davacı ... ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, çekişmeli 545 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Komisyonunun 10.04.1989 tarihli kararı gibi, 575 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline, 500 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, 220, 246, 477 ve 619 parsel sayılı taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1960/73 Esas 1961/90 Karar sayılı veraset ilamı gereğince ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... temsilcisi ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle, dava konusu 477, 500 ve 619 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... temsilcisinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle, dava konusu 545 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin dava konusu 220 ve 246 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ... temsilcisinin çekişmeli bu parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu 220 ve 246 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas alınan T. Evvel 1321 tarih 527, 528, 538 ve Mayıs 1949 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı, davacı Hazinenin dayandığı Eylül 1329 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların Eylül 1329 tarih ve 24 sıra numaralı ... adına kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Dosya kapsamından, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının, dava konusu taşınmazlarla birlikte geniş bir alanı kapsamına aldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazların tespitine esas alınan 150 dönüm miktarındaki Mayıs 297 tarih ve 33 sıra numaralı sicilden gelen T. Evvel 1321 tarih 527, 528, 538 ve Mayıs 1949 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kayıtları “kum” hududu itibariyle gayri sabit hudutlu olup, tapu kaydının miktar fazlasının Hazine tapusu kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre; Mahkemece, dava konusu 220 ve 246 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarına usulünce kapsam tayin edilerek, kayıt miktarı kadar yerin tespit gibi davalılar adına, miktar fazlasının ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
4- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin dava konusu 575 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ... temsilcisinin çekişmeli bu parsel hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu 575 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan T. Evvel 1321 tarih 511, 512, 530 ve Mayıs 1949 tarih ve 34 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığı, davacı Hazinenin dayandığı Eylül 1329 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı ..., dava konusu taşınmazların tespite esas alınan tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığını, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Dosya kapsamından, davacı Hazinenin, dava konusu 220, 246 ve 545 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dayandığı tapu kaydının, dava konusu taşınmazlarla birlikte geniş bir alanı kapsamına aldığı sabittir. Taşınmazların tespitine esas alınan 180 dönüm miktarındaki Temmuz 1295 tarih 41 sıra numaralı sicilden gelen T. Evvel 1321 tarih 511, 512, 530 ve Mayıs 1949 tarih ve 34 sıra numaralı tapu kayıtları “hali” hududu itibariyle gayri sabit hudutlu olup, tapu kaydının miktar fazlasının Hazine tapusu kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre; Mahkemece, dava konusu 575 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıtlarına usulünce kapsam tayin edilerek, kayıt miktarı kadar yerin tespit gibi davalılar adına, miktar fazlasının ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.