21. Hukuk Dairesi 2015/3752 E. , 2015/22389 K.
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2013/1343-2014/721
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01/05/1983-Şubat 1984 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 01/05/1983-Şubat/1984 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına 01/05/1983 tarihli işe giriş bildirgesinin davalılardan T.. Ş..nin taşeronu olan ..........İnşaat ve Ticaret Limited şirketi tarafından Kuruma verildiği, herhangi bir bildirim yapılmadığı, dönem bordrolarının getirtildiği, davacı tarafından gösterilen ve bildirimleri kısmi olan tanıklar beyanlarında, davacı ile birlikte yüklenici T...nin taşeronu olan.................. İnşaat ve Limited Şirketinin işçisi olarak ............Deniz Harp Okulu inşaatında çalışmaya başladıklarını, bir süre sonra ....... İnşaat Limited Şirketinin işi bıraktığını ancak kendilerinin T.... nezdinde çalışmaya devam ettiklerini belirttikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlık konusu çalışma dönemin bir bölümünün taşeron olan Limited Şirketi nezdinde geçtiği beyan edilmiş olup, dolayısıyla ilgili şirketi davaya taraf olarak dahil etmeden, yine işyeri veya işin devredildiği tarihi belirlemeden ve ayrıca dosyadaki dönem bordrolarından bordro tanıklarını resen tespit edip beyanlarını almadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacıya taşeron olan Ticaret Limited Şirketini davaya dahil etmek üzere önel vermek, işyerinin veya işin hangi tarihte devredildiğini açıklığa kavuşturmak, yine dosyada bulunan ve T.. tarafından verilen dönem bordrolarından başkaca tanıkları resen tespit edip dinlemek ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı işverenlere iaresine, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.