Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/754
Karar No: 2019/659

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/754 Esas 2019/659 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/754 E.  ,  2019/659 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 231-292

    Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ..."nın TCK"nın 245/1, 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.07.2012 tarihli ve 266-497 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 14.04.2014 tarih ve 13111-9380 sayı ile;
    "Davaya konu harcamaların yapıldığı POS cihazının bankadan kim tarafından teslim alındığı, suç tarihinden sonra POS cihazının nerede olduğu, bankaya teslim edilip edilmediği, teslim edildi ise kim tarafından teslim edildiği, POS cihazı aracılığı ile yapılan harcamaların hangi hesaba aktarıldığı, aktarılan hesaptan para çekilip çekilmediği, çekildi ise kim tarafından çekildiği, harcamalara ilişkin slip bulunup bulunmadığı, davaya konu kredi kartlarının sanık ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, sanık ..."nın savunması karşısında, kurye şirketinden kart çalınması olayının yaşanıp yaşanmadığı, sanık ... ile ... arasındaki irtibatın ne suretle sağlandığı, sanık ..."nın Mersin iline gidip gitmediği araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 07.07.2015 tarih ve 326-373 sayı ile; sanık ..."nın TCK"nın 245/1, 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 22.02.2016 tarih ve 15346-1961 sayı ile;
    "Oluşa, sanığın savunmasına, diğer sanık ..."ın beyanına, Aktif İleti Kurye Hizmetleri AŞ vekili tarafından sunulan 22.10.2014 ve 14.01.2014 tarihli dilekçelere ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, diğer sanık ... ile eylem ve fikir birliği içerisinde üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi ise 26.04.2016 tarih ve 231-292 sayı ile;
    "Mahkememizin 07.07.2015 tarihli kararının gerekçesinde açıklandığı üzere sanıklardan ..."nın Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ"de çalıştığı, bu şekilde katılan mağdur ..."ın ... tarafından verilen kredi kartı ile..."a verilen 4022 **** **** 6848 numaralı kredi kartları bilgilerini temin ederek diğer hükümlü ... ile anlaştığı, hükümlü ... ile yapılan anlaşma uyarınca faillerin birlikte 5218 **** **** 7708 numaralı kredi kartı ile 12.000 TL harcama yapıldığı ve müşteki..."un kredi kartından 15.000 TL harcama yaptığı, bu şekilde yarar sağladıkları anlaşılmış. Sanık ..."nın beraatına karar verilmesi durumunda hükümlü ..."ın da beraatına karar verilmesi sonucuna gidilmesi gerektiğinden oysa ... hakkında mahkûmiyet kararının tasdik edilmesi ile sanık ..."nın suçlu olduğu kabul edilmiş olduğundan Yargıtay 8. Ceza Dairesi"nin 22.02.2016 tarihli (2) numaralı bozma kararının gerekçesi yerinde görülmediği" şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
    Direnme kararına konu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2016 tarihli ve 246716 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 1218-655 sayı ile 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 03.04.2017 tarih ve 470-3545 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü temyiz edilmeksizin; inceleme dışı sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyelerince sanığa atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesi bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu konunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Mağdur ... ... adına düzenlenen ... numaralı ... kredi kartı ile ...’a ait ... Su Bayi isimli iş yerine tahsisli POS cihazından 03.11.2010 tarihinde saat 09.36.12’de 3.000 TL, 09.36.36’da 4.000 TL, 09.37’de 4.000 TL ve 09.37.28’de 4.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL, mağdur ... adına düzenlenen 5218 3601 6191 7706 numaralı ... kredi kartı ile aynı POS cihazından aynı tarihte saat 10.35.26’da 4.000 TL, 10.35.53’te 4.000 TL ve 10.36.20’de 4.000 TL olmak üzere toplamda 12.000 TL çekim yapıldığı,
    Harcama itiraz formuna göre; mağdur ...’ın 03.11.2010 tarihinde ... AŞ’ye ait olup kendi adına düzenlenen 5218 3601 6191 7708 numaralı kredi kartı ile ... Su Bayi isimli iş yerine tahsisli POS cihazından yapılan toplam 12.000 TL’lik çekim işlemine itiraz ettiği,
    ... AŞ’nin 25.11.2010 tarihli yazısında; mağdur ... adına düzenlenen 5218 3601 6191 7706 numaralı kredi kartının 18.10.2010 tarihinde 0... numaralı telefon ile yapılan görüşmeye istinaden 21.10.2010 tarihinde tahsis edildiğinin, bankalarına ait kredi kartlarının basıldıkları andan itibaren kullanıma açık vaziyette olduklarının, söz konusu kredi kartının teslim edilmesi için ... barkod numarası ile Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye verildiğinin, kartın müşteriye teslim edilemediğinin, kart ile yapılan harcamaların ilgili kart kurye elindeyken yapıldığının, 16.02.2011 tarihli yazısı ile ekinde yer alan işlem detay tablosunda; mağdur ... ... adına düzenlenen ... numaralı kredi kartının teslim edilmek üzere... barkod numarası ile 22.10.2010 tarihinde Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye verildiğinin, kartın müşteriye teslim edilemediğinin, suça konu harcamaların ilgili kart kurye ekindeyken yapıldığının, çekim işlemlerinin Türkiye Garanti Bankası AŞ’nin üye iş yeri olan ... Su Bayi isimli iş yerinde gerçekleştiğinin ve karta ilişkin harcamaların kurye firması tarafından ödendiğinin, 08.09.2014 tarihli yazısında ise mağdur ... ... adına düzenlenen ... numaralı kredi kartına 12.11.2010 tarihinde ... Su Bayi isimli iş yerinde yapılan harcamaya ilişkin iade işlemi olduğunun belirtildiği,
    Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ vekili Av. ... tarafından kolluğa hitaben düzenlenen 23.05.2011 tarihli yazıda; kurye ...’ya ait kimlik ve adres bilgilerinin gönderildiğinin, ayrıca söz konusu kredi kartı kurye ...’da iken Mersin ilinde bulunan ... Su Bayi isimli iş yerinde çekim işlemlerinin gerçekleştiğini öğrendiklerinin belirtildiği,
    Kolluk tarafından düzenlenen 22.06.2011 tarihli araştırma tutanağında; ... Su Bayi isimli iş yerinin bulunduğu Akdeniz Mahallesi, GMK Bulvarı, Felekoğlu Apt., No: 970/D Mezitli/Mersin adresinde yapılan araştırmada söz konusu iş yerinin yaklaşık bir yıldır kapalı olduğu, açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti istenen ...’ın ise MERNİS’e göre Fevzipaşa Mahallesi, 48096 Sok., No: 26/2 Seyhan/Adana adresinde ikamet ettiği bilgilerine yer verildiği,
    Türkiye Garanti Bankası AŞ vekili tarafından gönderilen 14.08.2014 tarihli yazıda; ... Su Bayi isimli iş yerinin sahibi olan ... ile yapılan üye iş yeri sözleşmesi ve bu şahsa tahsis edilen POS cihazına ilişkin işlem detaylarının yazı ekinde gönderildiğinin, ilgili iş yerine ulaşılamadığından slip asıllarının temin edilemediğinin ve POS cihazının iade edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığının belirtildiği,
    ...’ın Türkiye Garanti Bankası Metropol Şubesi ile 31.08.2010 tarihinde imzaladığı üye iş yeri sözleşmesi ve ekinde yer alan belgelere göre; ... Su Bayi isimli iş yerinin temsil ve imza yetkisinin sadece ...’a ait olduğu ve iş yerinde kullanılmak amacıyla mobil POS cihazı talebinde bulunulduğu,
    650650533042 borkod numarası ile ... AŞ tarafından Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye teslim edilen kredi kartına ilişkin gönderi ve teslimat bilgilerinin yer aldığı belgeye göre; gönderi numarasının: 7273470199, alıcının: Güliz ..., müşteri adının: ... AŞ, gönderi türünün: kredi kartı, teslimat adreslerinin: Gazi Mustafa Kemal Blv. N: 26 Turgutreis/Bodrum/Muğla veya 4061 Sok. İbrahim Ağa Sitesi No:8 D:1 Turgutreis/Bodrum/Muğla, iletişim numaralarının ise 0 252 382 92 00 veya 0 252 382 54 66 olduğu bilgilerine yer verildiği,
    Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesince İstanbul Emniyet Müdürlüğüne hitaben düzenlenen 18.06.2014 tarihli ve 326 sayılı müzekkerede; Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ yetkilileri ile irtibata geçilerek, ... AŞ tarafından mağdur ... ...’a teslim edilmek üzere... barkod numarası; yine mağdur ... adına teslim edilmek üzere ... barkod numarası ile Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye teslim edilen gönderilerin sanık ...’ya teslim edilip edilmediği araştırılıp, teslim edildiğinin anlaşılması hâlinde ise buna ilişkin belgenin evraka eklenmesinin istenmesi üzerine Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ vekili Av. Esra Kaya tarafından Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne hitaben düzenlenen 22.10.2014 tarihli yazıda; şirket nezdinde yapılan incelemede ...’ya teslimat yapılmadığının, o dönemki acente tarafından kartların suistimal edildiğinin ve kartların risk açısından kapatıldığının belirtildiği,
    Türkiye Garanti Bankası AŞ’nin 06.04.2015 tarihli yazısında; ...’a ait ... Su Bayi ünvanlı üye iş yerinden yapılan POS çekim işlemlerinin aynı kişiye ait şubelerinde bulunan 6689988 no"lu mevduat hesabına aktarıldığı, söz konusu hesaptan 22.09.2010 tarihinde yapılan 7.432 TL’lik çekim dışında başka çekim işlemine rastlanılmadığı, ayrıca hesap hareketlerinde “RC” açıklaması yer alan bedellerin de harcama itirazları nedeniyle chargeback olarak geçirilen borç bedelleri olduğu bilgilerine yer verildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Mağdur ... aşamalarda: Muğla ili, Bodrum ilçesinde ikamet ettiğini, 03.11.2010 tarihinde ... AŞ tarafından cep telefonunun aranması üzerine banka görevlileri ile yapmış olduğu görüşme sonucunda adına düzenlenmiş olup henüz kendisine teslim edilmemiş olan, 5218 3601 6191 7708 numaralı kredi kartından Mersin ilinde bulunan ... Su Bayi isimli iş yerinden her seferinde 4.000 TL olmak üzere arka arkaya üç kez toplamda 12.000 TL çekim yapıldığını öğrendiğini, herhangi bir zararının bulunmadığını,
    Mağdur ... ... aşamalarda; Muğla ili, Bodrum ilçesinde ikamet ettiğini, 03.11.2010 tarihinde ... AŞ tarafından gönderilen mesaj ve daha sonra banka ile yaptığı görüşme sonucunda kullanmakta olduğu ancak süresi dolması nedeniyle yenisi gönderilecek olan 4022780125146848 numaralı kredi kartından üç seferde 4.000’er TL, bir kez de 3.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL çekim yapıldığını öğrendiğini, zararının ... AŞ tarafından olaydan sonra kendisine verilen 4022780100748287 numaralı kredi kartına yatırılarak karşılandığını,
    Şikâyetçi ... AŞ vekili Av. Fatma Avcı Büyükkalkan istinabe olunan Mahkemece alınan 13.02.2012 tarihli ifadesinde; dava konusu her iki kartla ilgili banka zararının karşı bankalardan tahsil edilerek kart hamillerine iade edildiğini, bu nedenle zararları bulunmadığını, şikâyetçi olduklarını ancak davaya katılmak istemediklerini,
    Tanık Gülsüm Yıldırım istinabe olunan Mahkemece alınan 29.04.2015 tarihli ifadesinde; sanıklardan ...’nın daha önceden kendisinin işlettiği Aktif İleti isimli şirketin acentesinde dağıtım elemanı olarak görev yaptığını, ... AŞ tarafından mağdurlar ... ... ve ... adına düzenlenmiş kredi kartlarının bu şahıslara teslim edilmeyip başka şahıslar tarafından kullanıldığını sonradan öğrendiğini, bu olayla ile ilgili herhangi bir bilgisi bulunmadığını, yanlarında çalışan ve kart kendisine zimmetlenen ..."ya olayı sorduğunda hatırlamadığı kartların çalınmış olabileceğini söylediğini, olayla ile ilgili bilgisinin bundan ibaret olduğunu,
    İnceleme dışı sanık ... kollukta; yaklaşık bir yıl önce Yeşilevler Mahallesinde bulunan bir inşaatta boyacılık yaptığı sırada Ramazan Ali Şan isimli şahısla tanıştığını, bu şahsın birlikte su işi yapmayı teklif ettiğini, bu teklifi kabul ederek Mersin ilinde ... Su Bayi isimli iş yerini açtığını, daha sonra Türkiye Garanti Bankasında hesap açtırıp POS cihazı talebinde bulunduğunu ancak POS cihazı almadığını, iş yerinin açık olduğu 20-25 günlük süre içinde su satışı yapılmadığını, Ramazan Ali Şan’ın iş yerine hiç gelmediğini, bu şahsa vekalet vermediğini, Ramazan Ali Şan’ın kendisini zarara uğratabileceğini düşünerek iş yerini kapatıp Adana iline döndüğünü, bu şahsın telefonunu ve adresini bilmediğini, POS makinesinden yapılan işlemler ile ilgisinin bulunmadığını,
    İstinabe olunan Mahkemece alınan 19.12.2011 tarihli ifadesinde; Ramazan ile birlikte dükkân açtıktan sonra bir hafta süre ile çalıştığını, ancak dükkânın iş yapmadığını, Ramazan’ın da bu süre zarfında iş yerinde bulunduğunu, bu şahsa malzeme alması için 3.000 TL verdiğini ancak şahsın geri gelmemesi üzerine dükkânı kapatıp Adana iline döndüğünü, suçlamayı kabul etmediğini,
    Yine istinabe olunan Mahkemece alınan 16.01.2015 tarihli ifadesinde; önceki beyanlarını tekrar ettiğini, ...’yı tanımadığını,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık ... yakalandığı yer Mahkemesince alınan 06.05.2012 tarihli ifadesinde; Aktif İleti AŞ" de kurye olarak çalıştığını, iddianamede geçen ... Su Bayi isimli iş yerini hiç görmediğini, ofislerinden bazı kartların çalınarak kopyalanıp harcama yapılmış olduğunu, iddianamede adı geçen kişileri tanımadığını, Bodrum ilçesi dışında hiçbir yerde çalışmadığını, hayatında Mersin iline hiç gitmediğini, Aktif İleti ve Kurye AŞ’nin anlaşmalı bankaların kredi kartlarını dağıttığını, bu firmanın Bodrum temsilciliğinde 7 yıl çalıştığını, başka bir ilde çalışmadığını, hâlen Metro marketin kurye işlerini yaptığını, Bodrum"da çalışan bir kişinin başka bir yerde kart teslimi yapamayacağını, otobüsle 15-20 saatte gidilebilen Mersin iline kart teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, atılı suçla ilgisinin bulunmadığını,
    İstinabe olunan Mahkemece alınan 15.10.2014 tarihli ifadesinde; hâlen aynı kurye şirketinde çalıştığını, eğer hırsızlık ve kredi kartının kötüye kullanılması gibi bir olaya karışmış olsaydı kendisini aynı yerde çalıştırmayacaklarını, Mersin iline hiç gitmediğini, ... isimli kişiyi de tanımadığını,
    Savunmuştur.
    Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin mevzuat hükümleri irdelendiğinde; 01.03.2006 tarihli ve 26095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3. maddesinde, banka kartının; "Mevduat hesabı veya özel cari hesapların kullanımı dahil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan kartı,", kredi kartının; "Nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasını,", kart hamilinin; "Banka kartı veya kredi kartı hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi," ifade ettiği belirtilmiştir. Banka kartının mülkiyet hakkı bankaya, kullanım hakkı ise kart hamiline aittir. Banka kartına sahip olabilmek için, kart hamilinin öncelikle bankada bir mevduat hesabının veya özel cari hesabının bulunması gerekli olup bu kart, kart hamilinin ATM üzerinden kendi hesabına ulaşmasını, hesabından para çekmesini, havale ve diğer bankacılık işlemlerini yapmasını sağlamaktadır. Kredi kartı ise, bankalar ve kart çıkarmaya yetkili kuruluşların müşterilerine belirli limitler dahilinde açtıkları krediler ile nakit kullanmaksızın mal veya hizmet alımı veya nakit kredi çekme olanağı sağlamak için verdikleri ödeme aracıdır.
    765 sayılı TCK’da karşılığı bulunmayan “Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçu 5237 sayılı TCK’nın "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının, bilişim alanında suçlara ayrılan onuncu bölümünde 245. maddede düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir.
    Maddenin gerekçesinde de; “Madde, banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını, bu yolla çıkar sağlanmasını önlemek ve failleri cezalandırmak amacıyla kaleme alınmıştır.” denilmek suretiyle bu suçun kanuna konulmasının amacı (ratio legis) açıklanmıştır.
    Kanun maddesindeki düzenleme karşısında;
    a- Başkasına ait banka veya kredi kartının her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması,
    b- Kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kartın kullanılması veya kullandırılması,
    c- Kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlaması,
    Şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde TCK’nın 245/1. maddesinde yazılı olan suç oluşabilecektir.
    TCK’nın 245/1. maddesinde yer alan “her ne suretle olursa olsun” ifadesi ile banka veya kredi kartının kanunlarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesi kastedilmektedir. Bu düzenleme ile kanun koyucu, banka ya da kredi kartının failin eline hukuka uygun yollardan geçmesi hâlinde doğabilecek tereddütleri gidermek istemiş ve bu ele geçirme hukuka uygun olsa bile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılmasını yaptırıma bağlamıştır. (Fahri Gökçen Taner, “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Bir Bileşik Suç mudur?”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2007, Cilt 56, Sayı 2, s. 80.)
    Bununla birlikte, söz konusu suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi bakımından banka veya kredi kartının ele geçirilmesinin veya elde bulundurulmasının hukuka uygun olup olmadığı veya suç teşkil edip etmediği önemli değildir. Kart, sahibinin rızası dışında ve/veya suç teşkil eden yöntemlerle elde edilmiş olabileceği gibi, sahibinin rızası ile ele geçirilmiş de olabilir. Her iki hâlde de diğer şartları varsa banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu oluşacaktır. Önemli olan, kartı kullanan kimsenin hukuka aykırı yarar elde etmiş olmasıdır.
    Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 17-65 sayılı kararında da yer verildiği gibi; 5237 sayılı TCK"nın 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun kanundaki düzenleniş şekli göz önüne alındığında bileşik suç olarak düzenlenmediği görülmektedir. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile birlikte oluşabilecek diğer suçlara kanunda öngörülen ceza miktarları da, bu suçun bileşik suç olarak düzenlenmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda oluşabilecek hırsızlık, yağma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralı uygulanarak fail her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Banka veya kredi kartının kanunlarda suç olarak düzenlenen eylemlerle ele geçirilmesi ve şartların varlığı hâlinde, TCK"nın 245. maddesinin birinci fıkrasındaki suçun yanında ayrıca hırsızlık, dolandırıcılık ya da yağma gibi suç oluşabileceği kabul edilmelidir.
    Öte yandan ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler nazara alınarak, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır. Bu bağlamda gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılarak maddi gerçeğe varmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle, ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak tecelli edebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu bilgiler ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
    ... AŞ tarafından mağdur ... ... adına düzenlenerek... barkod numarası ile Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye teslim edilen ... numaralı kredi kartı ile mağdur ... adına düzenlenerek ... barkod numarası ile Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye teslim edilen 5218 3601 6191 7706 numaralı kredi kartının henüz mağdurların eline geçmeden önce, inceleme dışı sanık ...’a ait olup Mersin ilinde bulunan ... Su Bayi isimli iş yerine tahsisli Türkiye Garanti Bankası POS cihazında kullanılarak mağdur ... ...’un kredi kartından 03.11.2010 tarihinde saat 09.36.12’de 3.000 TL, 09.36.36’da 4.000 TL, 09.37’de 4.000 TL ve 09.37.28’de 4.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL, mağdur ...’ın kredi kartından ise aynı tarihte saat 10.35.26’da 4.000 TL, 10.35.53’te 4.000 TL ve 10.36.20’de 4.000 TL olmak üzere toplamda 12.000 TL çekim işleminin yapıldığı olayda; sanık ... ile inceleme dışı sanık ..."ın olay tarihinde ve öncesinde birbirlerini tanıyıp tanımadıkları dolayısıyla inceleme konusu banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tespiti bakımından;
    1- Sanık ... ile inceleme dışı sanık ..."ın suç tarihinde ve öncesinde adlarına kayıtlı veya kullandıkları sabit ve mobil telefon numaraları tespit edildikten sonra bu numaralara ilişkin görüşme ve HTS kayıtları usulüne uygun olarak getirtilip incelenerek sanık ... ile inceleme dışı sanık ..."ın olay tarihinde veya öncesinde bir görüşmelerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, görüştüklerinin tespiti hâlinde bu durumun sanıklardan sorulması,
    2- Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ"den bizzat sorulmak suretiyle; ... AŞ tarafından mağdur ... ...’a teslim edilmek üzere... barkod numarası; mağdur ... adına teslim edilmek üzere ise ... barkod numarası ile Aktif İleti ve Kurye Hizmetleri AŞ’ye teslim edilen suça konu kredi kartlarının bu aşamadan sonra hangi tarihte, hangi birime teslim edildiği, sanık ..."ya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise buna ilişkin dayanak belgelerin ne olduğunun araştırılması,
    Sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
    Bu itibarla, isabetli bulunmayan Yerel Mahkeme direnme kararına konu hükmünün, sanığa atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesi bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; eksik araştırmayla hüküm kurulmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    Ulaşılan bu sonuç karşısında; sanığa atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada değerlendirilmemiştir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 231-292 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanık ..."ya atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesi bakımından eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 14.11.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi