14. Hukuk Dairesi 2016/13018 E. , 2020/492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/03/2015 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanunun 121. maddesine dayanan ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, İcra ve İflas Kanunun (İİK"nun) 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın davacıya olan borcundan dolayı İcra ve İflas ve Kanununun 121. maddesi uyarıca alınan yetki belgesine dayanarak borçlu açısından elbirliği halinde mülkiyete konu eski 680 (yeni 3704 ada 11), eski 681 (yeni 3703 ada 1) ve 235 ada 35 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış sureti ile giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar.
Ayrıca borçlu ortağın alacaklısı, İcra Hukuk Mahkemesinden İİK"nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak, borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
HMK"nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Ayrıca Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu eski 680 (yeni 3704 ada 11), eski 681 (yeni 3703 ada 1) parsel sayılı taşınmazlarda davalıların murisi ... dışında ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın da paydaş olduğu dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşılmakla, adı geçen paydaşların, paydaşlardan ölü olan var ise mirasçılık belgesine göre tespit edilecek mirasçılarının, davaya dahil edilmesi, HMK"nın 27. maddesi uyarınca taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, her ne kadar dava konusu üç adet taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise de, esasen yukarıda açıklandığı şekilde, icra müdürlüğünden davanın dayanağı olan icra dosyasında kapak hesabı itibariyle en son borç miktarının belirlenmesi ve borçlu hissesi de nazara alınarak borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.01.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.