Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/18973
Karar No: 2015/22550
Karar Tarihi: 15.12.2015

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/18973 Esas 2015/22550 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2015/18973 E.  ,  2015/22550 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, borca itirazının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.


    Dava; dava dışı ...."nin, Kurumun 6183 sayılı Kanun"a göre, davaya konu tevhitli takip dosyalarında takip edilen prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının dava dışı şirkette 30/06/2004 ila 21/09/2005 tarihleri arasında temsil ve ilzam yetkisiyle Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı belirtilerek davacının davaya konu ödeme emrindeki prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarından sorumluluk dönemi itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, davanın ödeme emrinin 7.783.989,17 TL prim, 357.020,68 TL işsizlik sigortası primi ve 1.470,46 TL damga vergisi borçlarına ilişkin kısmının iptal edilerek kısmen kabul; ödeme emrinin 710.767,66 TL prim, 57.370,54 TL işsizlik sigortası primi ve 138,00 TL damga vergisi borçlarına ilişkin kısmının iptal isteminin reddedilerek kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktarların toplamı bakımndan davalı Kurum lehine % 10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davanın hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı, Kurumun 6183 sayılı Kanun"a göre, davaya konu 20/05/2009 tarih, 6660457 sayı ve 2124 kart nolu tevhitli takip dosyalarında takip edilen her biri 2004/3 ila 2008/11 dönemlerini kapsayan prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emrinin 5510 sayılı Kanun"un 88 maddesi gereğince davacı adına çıkartıldığı, mezkur ödeme emrinde dönem bazında belirtilmek suretiyle kalem kalem asıl alacak ve gecikme faizinin gösterilmediği, mahkemenin dönem bazında miktara ilişkin sonuca bilirkişi raporuna dayanarak ulaştığı, dava dışı borçlu şirket hakkında ...Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 28/07/2010 tarih 2007/136 E. sayılı dosyasıyla karar tarihi itibariyle iflas kararı verildiği, 30/06/2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının dava dışı ...."nin 04/06/2004 tarih ve 45 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve 15/06/2004 tarih 48 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla sınırsız imza ve ilzam yetkisiyle Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildiği, 21/0/2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının 01/09/2005 tarihinde
    - Yönetim Kurulu üyeliği ve Başkanlığından istifa ettiği aynı tarih ve 17 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla istifanın kabul edildiği, davacının 15/06/2004 ila 01/09/2005 tarihleri arasında temsil ve ilzam yetkisiyle Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı ise 506 sayılı Kanunun 80, 5510 sayılı Kanunun 88 ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi olup, davadaki sorunun bu maddeler ile birlikte değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiği ortadadır.
    5510 sayılı Kanun"un yürürlük süresiyle ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun"un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinde sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu
    olacakları, 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesinde de Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir.
    5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinden farklı olarak, tüzelkişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri yanında, şirket yönetim kurulu üyelerini de sorumlu tutmaktadır.
    Burada yeri gelmişken, sorumluluk döneminin tespiti bakımından bildirim tarihinin mi yoksa hukuki sonuç doğurucu işlem tarihinin mi esas alınması gerektiği hususunun irdelenmesinde yarar vardır. Bilindiği üzere, ticaret siciline tescil, kural olarak bildirici etkiye sahiptir. İstisnai olarak, ticaret unvanı ve işletme adının korunması; ticaret şirketlerinin tüzel kişilik kazanabilmesi; esnaf işletmelerinde ticari mümessil tayini; anonim şirketlerde ana sözleşmenin değişikliğinin hüküm ifade etmesi ve ticari işletme rehni halleri için ticaret siciline tescil, zorunlu ve kurucu niteliktedir.
    6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 38. maddesinde sicil kayıtlarının etkisinin üçüncü şahıslar açısından başlangıcı düzenlenmiş ve ticaret sicili kayıtlarının, üçüncü kişiler hakkında kaydın ilan edildiği günü takip eden işgününde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
    Ticaret sicilinin dış etkileri ise, aynı Kanunun 39.maddesinde “Üçüncü şahısların, yukarı ki madde gereğince kendilerine karşı hüküm ifade etmeye başlayan kayıtları bilmediklerine müteallik iddiaları dinlenmez.
    Tescili lazım geldiği halde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı gerekirken ilan edilmemiş olan bir husus ancak bunu bildikleri ispat edilmek şartıyla, üçüncü şahıslara karşı dermeyan edilebilir.” şeklinde açıklanmıştır.
    Davacının dava dışı şirketteki ilişkisinin sona ermesinin sicil gazetesinde ilanının, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğu, dolayısıyla inşai değil bildirici bir işlem olduğu açıktır. Bu durumda bildirim tarihinin değil; hukuki sonç doğurucu işlem tarihinin esas alınması gerektiği açıktır.
    Öte yandan; 6183 sayılı Yasa"nın mükerrer 35/5. maddesinde düzenlenen "borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zaman" kavramına değinmek gerekir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11, 12, 80, 86, 88 ve 90 ıncı maddeleri ile 12/05/2010 tarihli 27579 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin ilgili hükümleri doğrultusunda işveren yükümlülüklerine ilişkin uygulama esaslarını düzenleyen 01/09/2012 tarih ve 28398 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren İşveren Uygulamaları Tebliği"nin, "Kanunun 4 üncü Maddenin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primlerin Ödenme Süreleri ve Usulleri" başlığını taşıyan 2.4 maddesinde, "Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını -sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyeceklerdir.
    Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, prim tutarları, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödenecektir." hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda örneğin, ocak ayında doğan prim borcunun, takip eden şubat ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
    6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; 6183 sayılı Kanun 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre daha genel bir Kanun durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Kanun hükümlerine tanınacağından, özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanunun 80. maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi karşısında, borç dönemlerinde 506 sayılı Kanun"un 80. maddesinin yürürlükte olduğu ve somut olaya uygulanması gerektiği, davacının ticaret sicil bilgilerine göre, dava dışı ...."nin 04/06/2004 tarih ve 45 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve 15/06/2004 tarih 48 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla sınırsız imza ve ilzam yetkisiyle Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildiği, bilahare 01/09/2005 tarihinde Yönetim Kurulu üyeliği ve Başkanlığından istifa ettiği aynı tarih ve 17 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla istifanın kabul edildiği, davacının 15/06/2004 ila 01/09/2005 tarihleri arasında temsil ve ilzam yetkisiyle Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı, dava konusu 20/05/2009 tarih, 6660457 sayı ve 2124 kart nolu tevhitli takip dosyalarında takip edilen her biri 2004/3 ila 2008/11 dönemlerini kapsayan prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin 2004/5. ila 2005/8 tarihleri arasındaki borçlarından da yukarıda açıklanan bilgiler ışığında 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde belirlenen "haklı sebep olmaksızın ödememe" hali kapsamında sorumlu olacağı açıktır.
    Yapılacak iş; dava konusu 20/05/2009 tarih, 6660457 sayı ve 2124 kart nolu tevhitli takip dosyalarında takip edilen her biri 2004/3 ila 2008/11 dönemlerini kapsayan prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarının dönem bazında kalem kalem asıl miktar ve gecikme faizleriyle birlikte borç miktarılarını Kurum"dan sorarak, tevhitli ödeme emirlerinin 2004/5. ila 2005/8 tarihleri arasındaki borçlarından davacının borç döneminde dava dışı şirketin imza ve ilzama da yetkili Yönetim Kurulu Başkanı olduğu anlaşıldığından, 506 sayılı Kanun"un 80/12. maddesi gereğince sorumlu olacağı, diğer borç dörnemlerinden sorumlu olmayacağını kabul etmekten ibarettir.
    Kabule göre de; davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasa"nın 58. maddesinde; itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağının (asıl kamu alacağının) %10 zamlı olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca da yerel mahkemece davanın kısmen reddi sebebiyle kamu alacağının % 10 zamlı olarak (alacak aslının) tahsil edilmesine karar verilmek gerektiği göz ardı edilerek, Kurum yararına reddilen kısmın toplam miktarı bakımından haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi da isabetsiz olmuştur.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde davalı Kurum vekili ve davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi