Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/7014
Karar No: 2017/14038
Karar Tarihi: 17.10.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/7014 Esas 2017/14038 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/7014 E.  ,  2017/14038 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit ve sözleşmenin uyarlanması, birleşen davada itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Asıl davada davacı kiracı, taraflar arasında ihale sonucu düzenlenen 25/12/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 24/12/2013 tarihinde sona erdiğini, 2013 yılında yapılan ihaleye, ihale bedeli yüksek olduğundan girilmediğini, davalının, sözleşmenin 14. maddesine göre ecrimisil ve kullanım bedeli talep ettiğini, aile hekimlerinin kamu hizmeti verdiğini, kiralanandan çıkıp istedikleri yerde bu hizmeti vermelerinin mümkün olmadığını, kamu hizmetinin aksamaması için aynı binada hizmete devam etmek zorunda olduklarını, kira sözleşmesinin 14 maddesinin TBK"nun 20 vd.maddelerine göre hükümsüz olduğunu, yine TBK"nun 346.maddesinde kiracı aleyhine düzenleme yapılamayacağının açıkça düzenlediğini belirterek, ecrimisil ve kullanım bedeli olarak talep edilen alacakla ilgili yapılan takibin iptaline, kira sözleşmesinin 14.maddesinin ve aleyhe olan diğer hükümlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davacı kiracının sözleşmenin bitiş tarihini bilmesine rağmen ihaleye katılmadığını, sözleşme süresi bitmesine rağmen taşınmazı kullanmaya devam ettiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
    Birleşen davada, davacı kiraya veren, dava konusu taşınmazın sağlık ocağı olarak 25/12/2010 tarihine ihale edilerek 3 yıllığına kiraya verildiğini ve kira süresinin 2013 Aralık ayında sona erdiğini, kiracının sözleşmede belirtilen süre bitmesine rağmen taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle sözleşmenin 14 maddesi gereği, sözleşmenin sona ermesinden yeni sözleşme imzalanmasına kadar geçen zaman dilimine ilişkin ceza miktarı hesaplanarak kiracı aleyhine takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davacının kötüniyetli davrandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davacı ve birleşen davada davalı tarafın sözleşmedeki cezai maddenin iptaline ilişkin talebin kabulü ile sözleşmenin 14. maddesinin iptaline, birleşen dosyada davacı tarafın ... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/3760 esas sayılı dosyasına konu olan 1886,08 TL ecrimisil ve 22,32 TL işlemiş yasal faiz yönünden talebin kabulüne, bu miktarlara ilişkin alacak ve faizine yönelik icra takibinin devamına, kalan miktarlara ilişkin alacak ve faiz talebine yönelik itirazın reddine karar verilmiş, davalı-birleşen dosya davacısı ile katılma yoluyla davacı-birleşen dosya davalısı tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-) Taraflar arasındaki 25/12/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 2886 sayılı yasa gereği ihale ile yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmenin 14. maddesinde "" Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için, cari yıl kira bedelinin %1"i oranında ceza, itirazsız olarak ödenir "" hükmü bulunmaktadır.
    2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde ile tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
    Somut olayda, kira sözleşmesi sona erdiği halde kiracı taşınmazı tahliye etmemiştir. Kira sözleşmesinin 14. maddesindeki hüküm, T.B.K"nın 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart niteliğindedir. Cezai şart geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belirli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir. Tarafların serbest iradesi ile kararlaştırılan bu cezai şart geçerli olup tarafları bağlar. TBK"nın 346. maddesinde, kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirelemeyeceği, özelikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olacağı düzenlenmiş ise de kiracı fuzuli şagil olmakla kira sözleşmesinin 14. maddesi hükmünün bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, asıl davada menfi tespit istemi ve kira sözleşmesinin 14. maddesinin iptaline ilişkin talebinin reddi gerekir. Birleşen davada ise, kira sözleşmesinin 2886 sayılı Yasa"nın 75. maddesi gereğince süre bitimi itibariyle sona erdiği ve sözleşmenin 14. maddesinde yer alan taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedelinin %1"i oranında cezanın uygulanacağına ilişkin hükmün geçerli olduğu gözetilerek alacak miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    3-) HMK"nın 166.maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
    Somut olayda; asıl ve birleşen davalar bakımından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi, hangi dava için ne kadar harca hükmedildiği de açıklanmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece; asıl ve birleşen davada ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlere asıl ve birleşen davada verilen hükmün davalı-birleşen dosya davacısı yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada verilen hükmün harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi