23. Hukuk Dairesi 2017/1819 E. , 2020/2364 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ...gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 26.09.2011 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirketin kar marjı taahhüdünü yerine getirmediğini, yeterli miktar ve çeşitte mal vermediğini, tutarsız indirim politikaları uyguladığını, müvekkilinin bu nedenlerle kar kaybına uğradığını, davalının dayatması ile yapılan bayan bölümü mağaza dekarasyonunun, davalının bayan ürünleri üretimini üç sezonun sonunda durdurması nedeniyle atıl kaldığını, başka bir şekilde kullanılması mümkün olmayan bu dekarasyon için müvekkilinin 304.000,00 TL harcama yaptığını, bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verilen 250.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun iadesi gerektiğini ve ayrıca teminat olarak verilen çeklerin davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle 165.987,59 TL cari hesap alacağı bulunduğunu ileri sürerek, kar kaybı ve dekarosyan bedeli için 605.012,41 TL’nin, cari hesap alacağı için 165.987,59 TL’nin davalıdan tahsilini ve 250.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı şirketin tümüyle kendi takdirine bağlı olarak malı satmak veya satmamak hakkına sahip olduğu, ürün ve stok yönetiminin davalı şirket tarafından yapıldığı, muaccel hale gelmiş borçların ödenmemesi halinde davalı şirketin mal göndermeme hakkı bulunduğu, mahallinde yapılan keşifte dava konusu iş yerinin kapalı bulunduğu, bu itibarla davacının, tazminat iddialarının yerinde görülmediği, sadece davalıdan cari hesap ilişkisi kapsamınnda 15.631,20 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 15.631,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 12.05.2017 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK"nın 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 26.05.2017 günü harcı yatırılıp, temyiz defterine kaydı yapılarak, katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.