Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3569
Karar No: 2017/14201
Karar Tarihi: 19.10.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/3569 Esas 2017/14201 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/3569 E.  ,  2017/14201 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın HMK"nun 109/2.maddesi uyarınca usulden reddine, yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı;...ili, Merkez ilçe,.... mevkii 12 ada, 21 parselde kayıtlı dükkan vasıflı taşınmazın %60 hissesinin kendisinin, %40 hissesine ise davalı ..."in malik olduğunu, ..."in %40 hissesini diğer davalı ..."e sattığını dava açmadan 15 gün önce tesadüfen öğrendiğini, hissedarı olduğu taşınmazın davalılardan ... tarafından 01.09.2009 tarihinde dava dışı ...İnşaat ve Tüketim....ne kira sözleşmesi ile kiralandığını öğrendiğini, bu durumu öğrendiğinde şirket ile irtibat kurarak, ödediği kira bedelleri konusunda bilgi almak istemesine rağmen kesin ve net bilgi alamadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, hissesi oranındaki belirsiz kira alacağının, kiraların ödeme gününden itibaren %60"nın davalı ..."den, bu tarihten sonra ödenen yıllık kira bedellerinin %60"nın diğer davalı ..."dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davalılardan şimdilik ayrı ayrı 1.000-TL"nin işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
    Davalılar; davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
    Mahkemece, dava konusu taşınmaz için üçüncü kişi şirket tarafından ödenen kira parası belirli olup, davacının bunu bilebilecek durumda olduğunu, davacının ecrimisil talebi olmadığını belirtmesi karşısında dava konusu alacağın belirlenmesi mümkün olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği nedeni ile davanın HMK nın 109/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kira alacağının TBK"nun 61.maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir.
    Davacının dava açarken alacağını belirlemesinin imkânsız olduğu veya alacağının belirlenmesinin kendisinden beklenmeyeceği hallerde davacının mağduriyetinin giderilebilmesi ve birtakım sakıncaları bertaraf etmek amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birlikte “belirsiz alacak davası” kurumu kabul edilmiştir (HMK.107).
    HMK"nun 107. maddesinde;
    ""(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
    (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
    (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir."" düzenlemesi yer almaktadır.
    Bu düzenlemeye göre; alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277).
    Bir uyuşmazlığın çözümüne tarafların iddia ve savunmaları yön verir. Bilindiği üzere, hakim Türk hukukunu re"sen uygular (HMK.33). Dava dilekçesinde dayanılan vakıalara uygulanacak normatif düzenlemeleri uygulamak ve hukuki nitelendirmeyi yapmak hakimin yasal görevidir. Hakimce bu hukuki nitelendirmeyi yapılırken, tarafların yargılama sırasındaki istem ve savunmalarına yönelik tüm dilekçe, beyan ve delilleri bir bütün olup uyuşmazlığın çözümünde bunların tümünün dikkate alınarak bir sonuca varılması gerekir.
    Somut olayda; davacı, davaya konu taşınmazın %60 hissesinin kendisine,%40 hissesinin davalı ..."ye ait olduğunu, Veli"nin bu hissesini 15.09.2010 tarihinde diğer davalı ..."a sattığı ve davalı ..."nin bu yeri 2009 yılında dava dışı ...İnşaat ve Tüketim Malları ..... Şti."ne kiraya verdiği, o günden bu güne kira bedelinden hissesine düşenin ödenmediğini, kira miktarını bilmediğini ileri sürerek belirlenen kira bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    Oysa ki dava, niteliği itibariyle davalı tarafın üçüncü şahsa kiraya verdiği taşınmazın kira bedelinin tespiti ile hissesine düşen miktarın tahsiline ilişkin olduğuna göre; davalılarda cevap vermeyip, duruşmaya da gelmeyerek davayı inkar etiklerinden, davacının bu alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığı gibi talep edilecek miktar taraflarca tartışmasız ve açıkça belirlenmemiştir. Dava konusu alacağın tespiti bu haliyle mümkün olmayıp yargılamayı gerektirmektedir. Bu alacak için davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir.
    Hal böyle olunca, mahkemece, davacının talep ettiği alacağın yargılama safahatinde belirlenecek nitelikte olması nedeniyle dava açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek işin esasına girilip, iddia doğrultusunda gerekli inceleme, araştırma yapılmalı, gerektiğinde keşif yapılmalı, davacının tüm iddialarını destekler deliller birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi