3. Hukuk Dairesi 2016/3125 E. , 2017/14202 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının kullandığı elektrik abonelik bedeline ilişkin düzenlenen faturayı ödemediğini, bundan dolayı.....İcra Müdürlüğünün 2010/23883 sayılı dosyası ile yapılan takibin, davalının kötü niyetle ve haksız itirazı sonucu durduğunu, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 2007 yılının Kasım ayında tekstil atölyesi olarak kullandığı söz konusu işyerini tahliye ettiğini, tahliyeyi... Vergi Dairesi"ne bildirdiğini,..... Elektrik İdaresi"ne elektrik kapanış bildirimi yaptığını, tahliyeden önce tüm elektrik borcunu ödediğini ve borcu yoktur belgesi aldığını, işyerinden ayrıldıktan sonra, hala adına kayıtlı bulunan sayaç üzerinden Avrupa Düğün Salonu"nun kaçak elektrik kullandığını ve tüm borçların kendisine yüklendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davalının... 7.İcra Müdürlüğünün 2010/23883 sayılı takip dosyasına itirazının iptaline, takibin 15.649 TL asıl alacak ve 2.119,68 TL geçikme cezası olmak üzere toplam 17.768,68 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, sözkonusu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir .
1- Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, 6335 sayılı yasa ile değişik 6102 sayılı TTK"nın 4. ve 5. maddelerinin yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.
Anılan Yasanın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan
doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmasının gerekli ve yeterli olduğu belirtilmiş; müteakip 5. maddesinde ise, “Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır... Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili konularda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, dava konusu abonelik ticarethane aboneliğine ilişkin olduğundan uyuşmazlık; ticari mahiyette olup, davanın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisindedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, o yerde ayrı bir Ticaret Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yok ise davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılacağına karar verilerek, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesi olarak işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.