3. Hukuk Dairesi 2016/3182 E. , 2017/14205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının 04.08.1998 tarihinden itibaren......nolu tarımsal sulama tarifesiyle elektrik abonesi olduğunu ve kendisinni "R" fazlı akım trafosunun canlı ucunu sökerek sayacın 1/3 oranında eksik tüketim yaparak kaçak elektrik kullandığının 05.09.2014 tarihli tutanakla, fotoğrafları ile tespit edildiği, bundan dolayı .......2. İcra Müdürlüğü"nün 2014/6134 sayılı dosyası ile yapılan takibin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kendisinin Kiledere Kasabasında 154 ada 14 parsel sayılı 8.200.m2"lik taşınmazında 2014 yılından itibaren fasülye ekimi yaptığını, dava konusu aboneye bağlı kuyunun ise 2014 yılının yedinci ayından itibaren bozuk olduğuna dair kaçak tespit tutanağından önce ve sonra davacı kuruma defalarca dilekçe verdiğini, komşusunun kuyusundan yararlanarak, ekili ürününün su ihtiyacını karşılamak hususunda elektrik kullanmak için kira sözleşmesi yaparak komşusunun kuyusundan yararlandığını,trafosunun arazide olmasından dolayı trafonun güvenliğini sağlama imkanının olmadığını, kuyusunun bozuk olmasından ötürü elektrik kullanımı yapmamamasına rağmen Haziran ayında 329,20.TL, Temmuz ayında 584.80.TL, Ağustos ayında ise 325,20.TL fatura ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla hazırlanan tensip zaptından sonra davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, bu sıfatla bilirkişi raporu doğrultusunda ,davacının davalının sayacını okuduğu en son 14.8.2014 tarih ile, kaçak /usulsüz elektrik tespit tutanağının tutulduğu 05.09.2014 tarihi arasında davalının elektrik tüketen sulama pompasını çalıştırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1- Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve Kanun"un 87. maddesi uyarınca, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; tarımsal sulama aboneliğinden dolayı kaçak/usulsüz elektrik tutanağının düzenlendiği ve davalının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olmadığı anlaşılmaktadır.Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde değildir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak da sözkonusu olmaz.Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir.
Öyle ise mahkemece, bu ilkeler esas alınarak ve genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu Tüketici Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.