
Esas No: 2019/1396
Karar No: 2020/2381
Karar Tarihi: 01.07.2020
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/1396 Esas 2020/2381 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalının istinaf bölümünün esastan reddine, davacıların istinaf bölümünün kabulüne, davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, taraflar arasında temizlik işi hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı Üniversitenin davacı iş ortaklığının 1, 2 ve 3 no.lu hakedişlerinden işçi alacakları nedeniyle kesinti yaptığını, ancak dava dışı işçilerin sözleşme tarihinden önce işyerinden ayrıldıklarını, davacı iş ortaklığının işçisi olmadıklarını, davalı idarenin işçi alacaklarını işçilerin çalıştığı dava dışı firmalara rücu etmek yerine haksız olarak hakedişlerinden kestiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL"nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 24/04/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 67.605,26 TL"ye çıkarmışlardır.
Davalı, davacıların hakedişinden taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36. maddesine dayanılarak kesinti yapıldığını, sözleşmede işçilik alacaklarından davacıların sorumlu olduklarının açıkça düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ...., taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmenin 36. maddesindeki düzenlemeden, davacı iş ortaklığının işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu tutulabilmesi için, işçilerin iş ortaklığında çalışmış olması gerektiği, dava konusu kesintiye neden olan işçilerin davacı iş ortaklığında çalışmadıkları, taraflar arasında sözleşme imzalanmadan önce iş akitlerinin son bulduğu, davacı iş ortaklarından ... daha önce başka bir ortaklık ile ya da müstakil olarak işçileri çalıştırmış olmasının davacı iş ortaklığının hakedişinden kesinti yapılmasını haklı kılmayacağı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, davalı rektörlük tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının davacı şirketlerin hakedişinden haksız kesildiği iddiası ile hakedişten kesilen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36. maddesi “yüklenici firma halen çalıştırdığı, bu ihale döneminde yeni işe aldığı gerek bu işyerlerinde daha önce kendisinin çalıştırdığı, gerekse başka işyerinde çalışıp sonradan firmaya işe giren ya da çıkarılan işçilerin ihale tarihinden önceki ve ihale dönemi içinde doğabilecek ücret,fazla mesai, bayram tatili ücreti, kıdem tazminatı gibi her türlü ücret borçlarını ödemek zorundadır. Ödemek zorunda olduğu bu işçilik alacaklarına ilişkin belgeleri her hakediş ödemesinden önce idareye teslim edecektir. Aksi takdirde bu ücretler idare tarafından hesaplanarak ilk hakedişten kesilecektir.” şeklindedir. Bu maddenin yorumundan, yapılan sözleşme kapsamında adi ortaklardan gerek .....nezdinde ve davalı rektörlük bünyesinde çalışan işçilerle ilgili ödenen ücret ve sosyal haklardan gerek davalı gerekse davacılar hem adi ortaklık hem de ayrı şirket olarak müteselsilen sorumlu olacaklarından, davalı rektörlüğün adi ortaklık öncesi, adi ortaklığı oluşturan şirketlerin kendi bünyelerinde çalıştırdıkları işçilerle ilgili ödenen bedeli bu adi ortaklık hakedişlerinden kesmesinin mümkün olduğunun kabulü gerekir. Bu gerekçe doğrultusunda sözleşme kapsamında davalı rektörlüğün hakedişten yaptığı kesinti haklı bulunduğundan davanın reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmenin 36. maddesinin yanlış yorumlanması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle..... Dairesinin 05/04/2018 tarihli ve 2017/1763 E, 2018/802 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın HMK"nın 373/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, kararın bir suretinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.