
Esas No: 2015/608
Karar No: 2015/1242
Karar Tarihi: 17.02.2015
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/608 Esas 2015/1242 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 121 ada 62 parsel sayılı 11.039,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları belirtilerek ... ve .... adına tespit edilmiştir. Davacı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselde fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile belirtilen 615,29 metrekarelik kısmın ifrazı ile birliğin son parsel numarası verilerek 1/3 payının davacı ... adına tesciline, geri kalan payların tespit gibi tesciline, ifrazdan sonra geri kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Somut olayda; temyiz eden dahili davalı ... adına çıkartılan duruşma günü ve dava dilekçesine ilişkin tebligat, aza ..."e tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu"nun 21. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya kendisi yerine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmış olup, bazı dahili davalılar adına çıkartılan tebliğ evrakı üzerinde de Tebligat Kanunu 23/9. maddesine aykırı olarak dağıtıcı kaşe ve ismi bulunmadığına göre dava dilekçesi ve duruşma gününün dahili davalılara usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden ve davalılar yargılama sırasında vekil ile temsil edilmediğinden taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca adı geçen davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilmek suretiyle duruşmaya başlanarak, davanın esasına ilişkin hükün kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.