Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/667
Karar No: 2019/701

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/667 Esas 2019/701 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında şantaj suçundan 2 yıl hapis ve 40.000TL adli para cezası ile, hakaret suçundan ise 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermişti. Sanığın avukatı kararı temyiz etti ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi, TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan \"Orantılılık\" ilkesine uyulmadan temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini isabetsiz bulduğu için kararı bozdu. Daha sonra yerel mahkeme, sanığın beraatına karar verdi. Ancak bu karar da temyiz edildi ve Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin kararının yeni hüküm niteliğinde olduğunu ve doğrudan incelenemeyeceğini belirterek dosyanın Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verdi. Kararda geçen kanun maddeleri şunlardır: TCK'nın 107/1, 52/2-4, 53, 125/2, 125/1, 43/1, 61.
Ceza Genel Kurulu         2017/667 E.  ,  2019/701 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 117-457


    Sanık ...’nın şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 40.000TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125/2. maddesi delaletiyle 125/1, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2011 tarihli ve 213-510 sayılı hükümlerin sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 07.01.2015 tarih ve 31512-321 sayı ile;
    "TCK"nın 3/1. maddesinde açıklanan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "Orantılılık" ilkesine uyulmadan, TCK"nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 29.06.2015 tarih ve 117-457 sayı ile;
    "...Her suç için ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle katılanın 1986 doğumlu öğrenci oluşu, sanığın şantaj eylemlerinin bir kısmının katılanın yüzüne karşı ve babasının yanında yapmış oluşu, sanığın evli ve bir çocuklu, 1964 doğumlu oluşu, katılanın bozma ilamına karşı beyanlarının alındığı sırada psikolojisinin bozulduğunu beyan etmiş oluşu ve suçların işleniş biçimi, suçların işlenilmesinde kullanılan araçlar, suçların işlendiği zaman ve yer, zararın ve tehlikenin ağırlığı ve kastın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki gibi hususlar ile duruşmada izlenen kişiliğine göre cezanın üzerinde etkili olacağı nazara alınarak 5237 sayılı yasanın 61. maddesi gereğince sanık hakkında iki sınır arasındaki temel cezanın takdiren ve teşdiden tayini cihetine gidilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile önceki hükümde olduğu gibi sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli ve 338141 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 898-1883 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 23.03.2017 tarih ve 35-9022 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Sanık hakkında hükmolunan cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yerel Mahkeme kararının "Yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanığın şantaj ve hakaret suçlarından cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece; TCK’nın 3. ve 61. maddelerindeki ilkelere uyulmadan soyut gerekçelerle sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, isabetsizliğinden bozulduğu, bozmadan sonra Yerel Mahkemece katılanın yeniden dinlenildiği, katılanın bu ifadesinde, "… Sanığın bu eyleminden dolayı benim maddi bir zararım olmamıştır, ancak benim psikolojim bozulmuştur, sanık benden özür dilemedi…" şeklinde beyanda bulunarak önceki ifadesinde yer almayan yeni olgular ileri sürdüğü, Yerel Mahkemece katılanın bu ifadesine, katılan ile sanık arasındaki yaş farkına, sosyal ve ailevi durumlarına ve sanığın eylemlerinin bir kısmını katılanın babasının yanında gerçekleştirmesi hususuna dayanılmak suretiyle ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle sanık hakkında hükmolunan cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle,
    İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2015 tarihli ve 117-457 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 10.12.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi