Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/5081
Karar No: 2013/105
Karar Tarihi: 14.01.2013

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/5081 Esas 2013/105 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/5081 E.  ,  2013/105 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ile ..., müşterekleri, müdahil davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 04.10.2011 gün ve 43/722 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi müdahil davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Beldesi, ... parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakan... tarafından 11.03.1986 tarihli senet ile vekil edenine satıldığını, bedelinin ödendiğini, satış tarihinden sonra vekil edeninin üzerine ev yaptığını ve narenciye ağaçları diktiğini, 2008 yılı Aralık ayı içerisinde ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını öğrendiğini açıklayarak taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz üzerinde yapılan ev ve dikilen ağaçların bedellerinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10000,00 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir .
    Davacı vekili 22.04.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 220 parselin tapu kaydının iptaline, bunun mümkün olmaması halinde vekil edenin üzerine yapmış olduğu evin ve yetiştirdiği narenciye ağaçlarının vekil edenine ait olduğunu tapuda beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalılardan ..., ..., ... ve ... 04.03.2009 tarihli, ... ile ... ise, 10.04.2009 tarihli oturumda murislerinin harici satış yolu ile taşınmazı davacıya sattığını, taşınmaz üzerinde ev ve ağaçların davacıya ait olduğunu açıklayarak davayı kabul etmişlerdir.
    Müdahale talebinde bulunan ..., ...,..., ..., ... ve ... 23.03.2009 tarihli müdahale dilekçelerinde taşınmazın kök muris ...’a ait olduğunu açıklayarak davalılar yanında davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine... İlçesi,...Kasabası,... parsel nolu taşınmaz üzerinde davacı tarafından yaptırıldığı anlaşılan ve 27.05.2009 tarihli krokili raporda gösterilen ev ve ahırdan ibaret müştemilatın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, bu hususta tapunun beyanlar
    hanesine şerh verilmesine, dava konusu ...,...... nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde Zirai Bilirkişisinin 17.06.2009 tarihli raporu ile tespit edilen 171 ağacın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine hüküm müdahil davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, harici satış ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak TMK"nun 713/1 ve 996. maddeleri ile Kadastro Kanunu"nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
    Tapu kaydına göre, uyuşmazlık konusu taşınmaz 27.01.1978 tarihinde hükmen ....... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı, bu tarihten sonra 11.03.1986 tarihinde harici senet ile taşınmazı satın aldığını ileri sürmüştür. Tapulu taşınmazların satışı TMK"nun 706, Borçlar Kanunu"nun 213 ( 6098 sayılı Borçlar Kanunu"nun 237. maddesi ) 2644 sayılı Tapu Kanunu"nun 26 ve Noterlik Kanunu"nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmazlar ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK"nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil şartı bir ispat şekli olmayıp, bir geçerlilik koşuludur. Bu nedenle davacı tarafın resmi memur önünde yapılmayan harici satış senedine değer verilemez. Buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz.
    Kural olarak, tapu iptali ve tescil davaları, kayıt malikine, kayıt malikinin ölü olması halinde ise, mirasçılarına yöneltilerek açılır. Dava konusu olayda kayıt maliki.... olup, dava kayıt malikinin oğlu olan...’ın oğlu... mirasçılarına karşı yöneltilmiş, kök muris ...’ın bir kısım mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ... ve ... davalı yanında müdahale talebinde bulunmuş ise de, 03.11.1321 tarihinde vefat eden ....’ın diğer mirasçılarına dava yöneltilmemiştir. Dolayısıyla taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuştur. HMK"nun 27. (HUMK"nun 73. maddesi ) maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını açıklama ve ispat hakkını da kapsamaktadır. Hukuki dinlenilme hakkı Anayasa"nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama sujelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarının tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar verilmesi gereklidir. Hukuki dinlenilme hakkı olarak maddede ifade edilen ve Uluslararası metinlerde de yer bulan bu hak çoğunlukla “ iddia ve savunma hakkı” olarak bilinmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. Kayıt maliki olan...’ın dava dışı mirasçılarına dava yöneltilmeden karar verilmiş olması, az önce açıklanan hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliğindedir.
    Öte yandan, Mahkemece “.. 27.05.2009 tarihli krokili raporda gösterilen ev ve ahırdan ibaret müştemilatın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, bu hususta tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine..” karar verilmiştir. TMK"nun 1012. maddesine göre bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükte belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesine göre “kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın, yazılmasını
    öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır” Medeni Kanunda ve diğer yasalarda dava konusu olayda olduğu gibi muhtesat niteliğindeki ev ve ahırın beyanlar hanesine şerh edileceğine ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu"nun 07.05.1986 ve 1985/1-281 Esas, 490 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “evin kendisine ait olduğu konusunda tapu kütüğüne şerh verilmesi mümkün değil ise de; beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekir.” Görüldüğü gibi uyuşmazlık konusu taşınmazda bulunan ev ve ahırdan ibaret müştemilatın davacıya ait olduğunun, beyanlar hanesine yazılması ile yetinilmesi gerekirken bunun yerine bu hususta tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
    Müdahil davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 2.031,40 TL peşin harcın temyiz eden müdahil davalılara iadesine 14.01.2013 tarihinde oybirliğiy karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi