Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3465
Karar No: 2017/14270
Karar Tarihi: 19.10.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/3465 Esas 2017/14270 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/3465 E.  ,  2017/14270 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; 1992 yılında davalılarla tapu dışı satın alma amaçlı bir sözleşme yaptığını, buna göre davalıların dedelerinden kalan 5000 metrekare büyüklüğündeki tarla vasfındaki taşınmazdaki hisselerini kendisine sattıklarını, satış karşılığı 1992"deki para ile 250.000.000 lira ödendiğini, tapuda işlem yapılacağının kararlaştırıldığını, fakat yıllar geçmesine rağmen bunun gerçekleşmediğini beyan ederek öncelikle tapu iptal tescil talebinin olduğunu, kabul edilmezse 1992"deki 250.000.000 liranın denkleştirici ... ilkesi uyarınca dava tarihindeki karşılığının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar davaya cevap vermemiş; ..., ... 26.11.2013 tarihli celsede; taşınmazı 1992 yılında davacıya 25 yıllığına kiraya verdiklerini, bitme süresine birkaç yıl kala bu davanın açıldığını, bahsedilen satış senedini kabul etmediklerini beyan etmişler, 17.03.2014 tarihli dilekçelerinde ise; satış bedeli olarak yazan 250.000.000’un gerçekte 80.000.000 olduğunu, bu konuda sözleşmede yazılı tanıkların dinletilebileceğini, sözleşmenin zilyetlik devir sözleşmesi olduğunu, davacının burayı 22 yıldır sorunsuz kullanarak gelir elde ettiğini beyan ederek davanın reddini dilemişlerdir.
    Davalılardan ... ise 22.05.2014 tarihli dilekçesinde; satışın 250.000.000 liraya değil 80.000.000 liraya yapıldığını, davacının 1992 yılından beri taşınmazı kullandığını, tapusunun devredilememesinin ilçede tapu konusunda sıkıntı olmasından kaynaklandığını, bu konuda kusurları bulunmadığını, bilirkişi raporlarını kabul etmediğini, 80.000.000 lira üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek senette yazılı tanıkların dinlenmesini ve davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece; davacının terditli taleplerinden alacak talebinin kabulü ile 162.600,66 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan miras hisseleri oranında alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-) Dava, harici (geçersiz) satış sözleşmesi gereğince ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir
    Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı için TMK"nun 706, TBK"nun 237. (BK."nun 213), Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir.
    Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir.
    Somut olayda, harici satım sözleşmesine konu taşınmazın halen davacının zilyetliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olup davalıların da kabulündedir. Bu durumda 10/07/1940 günlü ve 2/7 sayılı İBK uyarınca; BK 81 (TBK 97) maddesinin uygulama yeri bulacaktır. 10/07/1940 gün ve 2/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, geçersiz taşınmaz satışında verilen satış bedeline alıcı faiz, taşınmazın kullanılmasından dolayı da satıcı ecrimisil veya kira bedeli isteyemez. Davaya konu taşınmaz satış sözleşmesi geçersiz olduğuna göre, her geçersiz satışta olduğu gibi taraflar aldıklarını sebepsiz iktisap hükümleri dairesinde iade ile yükümlüdürler. Taşınmaz dava tarihi itibariyle davacının zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunduğuna göre zilyetlik devam ettiği sürece faize hükmedilmeyeceği, taşınmazın iade anından itibaren faize hükmedileceği hususu gözardı edilerek harici sözleşmedeki bedelin uyarlanması sonucu hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından, hükmün HUMK."nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendindeki “dava tarihinden itibaren” ifadesi hükümden çıkartılarak yerine “taşınmazın iadesi tarihinden itibaren” ifadesi yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi