3. Hukuk Dairesi 2016/2872 E. , 2017/14273 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ve ailesi tarafından başka bir erkekle görüştüğü iddiasıyla asılsızca suçlandığını, bu suretle çeyiz eşyaları da dahil olmak üzere ziynet eşyalarını da almaksızın müşterek evden kovulduğunu beyan ederek 2 adet altın yüzük, 4 adet her biri 25 gr ağırlığında 3 burgulu bilezik, set takımı(zincir ve bileklik dahil) ve 9 adet yarımlık altının aynen iadesi aksi halde değeri 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 18.846,67 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı; nişan sırasında davacıya 1 adet altın nişan yüzüğü ile 4 adet yarımlık diye tabir edilen altın ve bir adet altın kaplama kol saati taktıklarını, bunların haricinde fazladan altın ile bilezik olmadığını, davacının babasının kendilerinden borç para istediğini, eşinin sormadan 4 adet yarımlık altını babasına verdiğini, ellerinde kalan 1 çift küpe, 1 adet yüzük, 1 kol saatini de evi terk ederken üzerinde götürdüğünü belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının düğününde takıldığı ileri sürülen ziynet eşyalarının bilirkişi tarafından değerlerinin tespit edildiği, ziynet eşyalarının her türlü durumda bir güvence olması için, kadına bağışlanan bir değer olarak kabul edildiğine ilişkin yaygın bir gelenek ve görenek bulunduğu, davalı tarafın getirdiği delillerin inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2 adet 18 ayar 9 gram yüzük, 4 adet 22 ayar 100 gram bilezik, 1 adet 14 ayar 35 gram set takımı, 9 adet 22 ayar yarım altın, 1 çift 14 ayar 6 gram küpe, 1 saat ve bir adet 18 ayar 20 gram zincirin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aynen ifa mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyalarının toplam bedeli olan 18.846,67 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ziynet alacağı talebine ilişkindir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297.maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.İİK"nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Aynı kanunun 26.maddesi (HUMK’nun 74. maddesi) hükmüne göre ise, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalı, her bir ziynet eşyasının değeri ayrı ayrı gösterilmelidir. Dosyanın incelenmesinde; davacının talep ettiği ziynet eşyaları 2 adet altın yüzük, 4 adet her biri 25 gr ağırlığında 3 burgulu bilezik, set takımı(zincir ve bileklik dahil) ve 9 adet yarımlık altın iken; mahkemece, 2 adet 18 ayar 9 gram yüzük, 4 adet 22 ayar 100 gram bilezik, 1 adet 14 ayar 35 gram set takımı, 9 adet 22 ayar yarım altın, 1 çift 14 ayar 6 gram küpe, 1 saat ve bir adet 18 ayar 20 gram zincirin tahsiline karar verildiği görülmekle hükümde yer alan ziynet eşyalarının tek tek değerlerinin yazılı olmadığı, yine ziynet eşyaları yönünden talep aşılarak hüküm kurulduğu belirlenmektedir.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacının talebine ilişkin hüküm kurulması, hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, karar verilen ziynet eşyalarının değerleri ayrı ayrı yazılmayarak infazda tereddüt yaratacak ve talep aşılacak nitelikte HMK"nın 297. maddesine aykırı hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.