3. Hukuk Dairesi 2016/3184 E. , 2017/14284 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki asıl davada vasiyetnamenin iptali - birleşen davada Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın süresinde açılmadığından TMK"nın 571.maddesinin 1.fıkrası gereği usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar (birleşen davacılar) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; müvekkillerinin murisi ..."nın ... Noterliğinin 02/04/2009 tarih ve.... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile ... Kasabası ...mevkiinde bulunan pafta 2 parsel No:202 kayıtlı 6300 m² yüzölçümlü tarla ,....Kasabası tekeli kırı mevkiinde bulunan 115 parselde kayıtlı 10500 m² yüzölçümlü tarla ile ... Kasabası köyiçi mevkiiinde bulunan pafta 9 parsel 2269 da kayıtlı 266m² yüzölçümlü üzerinde 2 katlı kargir ev bulunan taşınmazları ölümünden sonra geçerli olmak üzere davalı ..."ya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin yapıldığı, tarihin 02/04/2009 olup murisin ölüm tarihinin ise olaydan 2 gün sonraya tekabül ettiğini, ..."nın ağır hasta olduğu, sürekli olarak tedavi gördüğü, ağır ilaçlar kullandığı, bu ilaçların etkisi ilede beyinsel fonksiyonlarının tam olarak kullanmadığı kandırılabilir ve etki altında bırakılarak baskı yapılarak vasiyetname düzenlendiği, ..."nın vasiyetnameyi düzenledikten 2 gün sonra ölmüş olmasının vasiyetnamenin alelacele yapıldığı, mal kaçırma ve mal edinme amacının güttüğünün açıkça görüldüğünü, kaldı ki ilgili vasiyetnamede ... Devlet Hastanesinden verilme rapordan bahsedildiği, bu raporun sağlıklı bir rapor olmadığı, gerek bu hususlar ve gerekse murisin ağır hasta olması yıllardır ilaç kullanması bu ilaçların etkisiyle temyiz gücünü tam olarak kullanamadığı nazara alınarak ilgi vasiyetnamenin iptalini talep ve dava etmişlerdir .
Davacılar birleşen dava dilekçesinde ;vasiyetnamenin şekil şartlarına uymadığını, baskı ve hileyle düzenlendiğini, murisin tasarruf ehliyeti olmadığını beyanla; ölüme bağlı tasarrufun iptalini; bunun mümkün olmaması halinde, kanun ile korunmuş olan saklı paylarının tenkisinin gerektiğini, bununda mümkün olmaması halinde tasarruf bedellerinin faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı (birleşen davalı ); asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece; asıl davanın reddine; birleşen davanın süresinde açılmadığından TMK"nın 571. maddesinin 1. fıkrası gereği usulden reddine karar verilmiş ; sözkonusu karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir .
1-) Asıl dava, vasiyetnamenin iptali; birleşen dava vasiyetnamenin iptali ve tenkisi istemine ilişkindir .
TMK"nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar;
1-Ehliyetsizlik,
2-Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması,
3-Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
4-Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması olarak dört tanedir.
Cebir; kişinin irade serbestîsini ihlal suretiyle onu gerçek isteğine uymayan bir beyanda bulunmak zorunluluğunda bırakan, hukukun caiz görmediği davranışlardır.... maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Bir kimseye o akdi yapmasını temin için maddi tazyik yapılmışsa, örneğin eli tutularak zorla sözleşmenin altı imzalatılmışsa bu halde maddi cebir hali varsayılır. Öte yandan bir kimsede baskı yaratarak ona istenilen işlemi yaptırmayı amaçlayan cebre de manevi cebir denilir.
Bir ölüme bağlı tasarrufun meydana gelmesine tesir edecek her türlü cebir , bir iptal sebebi teşkil eder (TMK. md. 557/2).
Somut olayda; tarafsız tanık .... beyanında; "... vefat ettikten sonra ..."ya taziye ziyaretine gittim. ... bana hitaben; "ben onun karısıyım, onun malını mülkünü çocuklarına bırakmam ona ben baktım, zorlada olsa bütün malını benim üzerime yapacaktı, buna mecburdu , bende bütün malı mülkü kendi üzerime geçirttim "şeklinde beyanda bulunmuştur .
Tanık ... beyanında: "murisle benim dükkanımda sohbet ettiğimiz bir zamanda bana "hiç huzurum yok, bankada birikmiş altın, döviz ve türk parası olarak 500,00 TL"ye yakın birikimim var bunları da ....... kasa kiraladım, eşim Zeliha ve kendi adıma olan bu kiralık kasa hesabında tutmaktayım, bu paraları harcaması konusunda da eşime yetki verdim. Buna rağmen yetinmiyor beni sürekli huzursuz ediyor geriye kalan gayrımenkulleri de istiyor" şeklinde açıklamada bulunmuştur .
Tanık Ümmü Elçi Beyanında: "Amcamla yaptığımız sohbet esnasında bana eşinin ara sıra ev ve para istediği için küs gittiğini söyledi. Ancak eşine evi kesinlikle vermeyeceğini de belirtti. "şeklinde açıklamalara bulunmuştur.
Şu durumda; dinlenen tanık beyanları ile davalının manevi cebir ve zorlama ile murise vasiyetname düzenlettirdiği sabit olup bu nedenle davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebeb ve kapsamına göre sair temyiz itirazları incelenmemiştir .
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK"nun 428.maddesi gereğince davacılar (birleşen davacılar ) yararına BOZULMASINA, 2. bentde açıklanan nedenlerle bozma sebeb ve kapsamına göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.