Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/6128
Karar No: 2012/7762
Karar Tarihi: 28.12.2012

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/6128 Esas 2012/7762 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2012/6128 E.  ,  2012/7762 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından ihracının 17.03.2009 tarihinde kesinleştiğini, aidatlarının iade edilmemesi üzerine toplam 36.971,25 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, vaki itirazın itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddia savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının takip tarihi itibariyle anapara ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.002,93 TL çıkma payı alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu miktar üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olmadığı gerekçesiyle de icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
    Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
    Dava, çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, icra takibinde 31.109,82 TL asıl alacak, 5.861,43 TL işlemiş faiz talep edilmiş, davalı tarafça, 10.100,00 TL asıl alacak, 1.016,00 TL işlemiş faiz tutarları kabul edilerek bakiyesine itiraz edilmiş, ancak davacı tarafça kısmi itiraz gözardı edilerek takip konusu alacağın tamamı üzerinden harçlandırılmak suretiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davacının, davalı tarafça kabul edilen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığı gözönünde bulundurulup, bu miktar yönünden davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesinde bu hususun dikkate alınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
    Öte yandan, mahkemece, davalı tarafın, davacının anapara alacağı hesabı yapılırken Şekerbank"a yatırmış olduğu TOKİ taksitlerinin sanki davalı kooperatifin hesabına yatırmış gibi değerlendirildiği, halbuki davalı kooperatifin kullanmış olduğu TOKİ kredisini her bir ortağa düşen pay kadar şahsileştirdiği, dileyen ortağın kendisine düşen payı peşin ödediği, dileyen ortağın ise davacı gibi 10 yıllık süre için kredilendirdiği, davacının TOKİ hesabına yatırdığı paraların bu kredilendirmeden kaynaklı taksitler olduğu ve bu ödemeler içerisinde kredilendirmeden kaynaklanan faiz borcu da bulunduğu, davalı kooperatifin şahsileştirilen kredinin anapara ödemesinden sorumlu olup, kredilendirme faizinden sorumlu olmayacağı savunması ile ilgili olarak herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
    3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
    1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. ile anasözleşmenin 15/1. maddelerine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel olur. Davacıya iade edilmesi gereken meblağ ödediği aidatların toplamı kadar olmayıp, yapılan toplam ödemeden ayrıldığı yıl sonu bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden kısımların düşülmesinden sonra bakiyesidir. Bu yasal düzenlemeye uyulmaması diğer ortaklar aleyhine sonuç doğurduğu gibi, çıkma payı hesaplamasında genel giderlerin dikkate alınmamasının davacı açısından nedensiz zenginleşmeye yol açacağı kuşkusuzdur. Mahkemece, davacının aidat ödemeleri hesaplandıktan sonra genel gider payının bu miktardan mahsubu ile taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık ilkesine yanlış anlam verilerek genel gider payının talep edilen asıl alacak tutarından mahsubu suretiyle hesaplama yapan ve bu yönüyle hatalı olan bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesisi doğru olmamıştır.
    Öte yandan, davacının ödediği aidat tutarları genel kurul kararlarına dayalı olup, genel gider payı ise bilanço kayıtlarında yer aldığından alacağın muaccel olduğu tarihte davalı kooperatif yönünden önceden bilinebilir, belirlenebilir, hesaplanabilir olduğundan, likit niteliktedir. Buna göre, İİK"nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine davalının itirazında haksızlığı belirlenen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği halde, yanılgılı gerekçe ile bu talebin reddi de doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi