20. Hukuk Dairesi 2018/5982 E. , 2019/1067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 03/02/2015 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 253 parsel sayılı taşınmazın .../5 oranında pay maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde 525.750 m2 olarak tespit edildiğini, tespit edilen miktara itiraz edilmediği için kadastro tespitinin kesinleşerek tapuya tescil edildiğini, müvekkilinin tapu siciline güvenerek dava konusu taşınmazın .../5 hissesini satın aldığını ve bedelini de satıcısına ödediğini, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41 maddesi gereğince dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 459.525,64 m2 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi ile birlikte müvekkilinin hissedar olduğu hissenin de yüzölçümünün değiştiğini, müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 30.000,00.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 31/12/2015 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile talebini 192.100,31.-TL"ye yükselterek, dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 192.100,31.-TL"nin dava tarihinden itibaren (03/02/2015) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme sonucu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
4721 sayılı TMK"nın 2. maddesine göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
Aynı Kanununun 3. maddesine göre ise, “Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.
Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”
Medenî Kanunun 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet, “Hakların kazanılması” ile ilgili olduğu halde, Medenî Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma “Hakların kullanılması” ve “Borçların yerine getirilmesinde” söz konusu olur.
Dürüst davranma, “Bir hak sahibinin, hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuskar, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi” anlamındadır.
TMK’nın 2/I. hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Medenî Kanuna göre dürüstlük kuralları verir.
TMK"nın 2/II maddesi ise, hukuk kuralları tarafından kişilere tanınan yetkilerin olduğu gibi kullanılması, diğer kişiler ve toplumlar için çoğu kez katlanılması güç olan sonuçlar doğurabileceğinden, hukukta ortaya çıkabilecek gerçek olmayan kanun boşluklarının giderilmesini amaçlamaktadır.
Somut olaya bakıldığında; tazminat isteğine dayanak Geçerli köyünde 1969 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 253 parsel sayılı taşınmazın planimetre alan tablosunda yapılan hata nedeniyle 459.525,64 m2 yerine 525.750,00 m2 yüzölçümlü olarak tespit gördüğü ve söz konusu taşınmazla ilgili olarak 18.06.1970 tarihinde ... Kadastro Mahkemesine açılıp, 1989/66-1990/179 sayılı dosya üzerinden görülen kadastro tespitine itiraz davası sonucunda taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilerek 525.750.00 m2 yüzölçümlü olarak ilk malikleri adına tescil edildiği, 2011 yılında Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan teknik kontroller sırasında, 253 parsel ile ilgili olarak kadastro çalışmaları sırasında pilanimetre okuma hatası nedeniyle yüzölçümünün fazla hesaplandığı belirlenerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme çalışmaları kapsamına alındığı ve taşınmazın düzeltme işlemine tabi olduğunun 08.07.2011 tarihinde tapu siciline şerh verildiği, 11.10.2011 günlü karar ile Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca taşınmazın yüzölçümünde düzeltme yapılmasına karar verildiği, davacı tarafın, 31.545.-TL bedel karşılığında Mehmet Koblay"a ait .../5 hissenin tamamını tüm bu işlemlerden sonra 23.12.2011 gün 841 yevmiye numaralı işlem ile satın aldığı, bu işleme ilişkin resmî senette taşınmazın Kadastro Kanununun 41. maddesine göre düzeltme olduğu ve tüm vecibeleri bilinerek alındığının belirtildiği, kadastro müdürlüğünün 27.06.2012 günlü yazı ile düzeltme yapılacağının davacı yana bildirildiği, davacı tarafından tazminat istemli işbu davanın 03/02/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, davacı yan dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme çalışmalarına tabi olduğunun taşınmazın tapu siciline şerh edilmesinin yanı sıra davacının satın aldığı tarihte düzenlenen resmî akit senedinin içeriğinde de bu hususun belirtildiği hususları nazara alındığında davacının bunun getirdiği yükümlülük ile taşınmazı satın aldığı, hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK"nın 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı” hususu dikkate alınarak, davacının iyiniyetli olduğunun somut olayda kabulü mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/02/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.