Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/282
Karar No: 2019/482
Karar Tarihi: 04.02.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/282 Esas 2019/482 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/282 E.  ,  2019/482 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    KARAR
    A)Davacı İstemi;
    Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken meslek hastalığına yakalanarak % 60 oranında malül kaldığını, malüliyeti nedeniyle manen olduğu kadar maddende zarara uğradığını belirterek; % 60 mesleki malüliyet için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL maddi 50.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Islah dilekçesi ile maddi tazminat istemi 95.373,30 TL’ye artırılmış ve ıslah harcı yatırılmıştır.
    B)Davalı Cevabı;
    Davalı vekili cevap ve beyanlarında; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, anılan malüliyet nedeniyle de davacıya manevi tazminatın önceden ödendiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    Kararın gerekçesi özetle “davacının dava konusu % 60 malüliyeti nedeniyle Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2016/15324 Esas 2017/1123 Karar sayılı ilamı ve benzer şekilde görüş değiştiren ilamları gereğince hesaplanan zarardan bağlanan gelirin ilk Peşin Sermaye Değeri kusur oranında düşülerek maddi kazanç kaybının 31.889,78 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair karar tesis olunmuştur.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan irdelemede ise; davacının yaşı ve sosyal yaşantısı, meslek hastalığının tespit tarihi, hastalığın derecesi, ilerdeki artış ihtimali, davacının hayat boyu çekeceği üzüntü, ülkenin ekonomik durumu, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, hastalığın oluşumundaki davalı işverenin kusur oranı ile kaçınılmazlık oranı 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak, Mahkememizce takdir edilen ve hükümde gösterilen manevi tazminat miktarının davacıda bir tatmin duygusu yaratabileceği, olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafın mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak manevi tazminatın talebinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.” şeklindedir.
    Kararın Hüküm Kısmında ise özetle“1-Davanın Kısmen Kabulü İle Kısmen Reddine,
    A)Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 31.889,78 TL"nin tespit tarihi olan 23/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    B)Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 45.000,00 TL"nin tespit tarihi olan 23/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    “Meslek hastalığı nedeniyle davacının maluliyetinin %60 olduğu bu maluliyetin oluşumunda davalının %88.58 kusurunun bulunduğu, davacının 1949 doğumlu olduğu Yargıtay 21. HD"nin 2016/13324 E sayılı ilamı ve benzer kararlarında SGK"nun 2011/58 sayılı genelgenin dikkate alınmayacağı rücu edilebilir kısmın maddi tazminat hesaplanırken indirilmesi gerektiği, anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, tarafların istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.”
    E) Davalı Temyiz Nedenleri;
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, maddi tazminat hesabından kurumca bağlanan gelirin Tüm Peşin Sermaye değerinin tenzilinin gerektiğnii, Farazi verilere göre hesap yapıldığını, davacının her gün çalışacağı varsayılarak hesap yapıldığınu, davacının1993 yılında emekliliğinden sonra 1 gün dahi çalışması oldmadığını varsayıma göre dahi yöre şartlarında yılın 2-3 ayı çalışması kabul edilebilir olduğunu, pasif devrede tüm yıl çalışacağı kabul edilemeyeceğini, fiili gün ortalaması uygulamasının hatalı olduğunu, davacının 1993 yılında Emekli olduktan 22 yıl sonra 2015 yılında ortaya çıkan meslek hastalığı ile ilgili herhangi bir kusuru olmadığını, raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde hekim bilirkişinin yer alması gerektiğini, tek kusur raporuna itibar edildiğini, maluliyete etki eden diğer hususuların dikkate alınmadığını ve %88,58’den hesap yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin, meslek hastalığı ortaya çıkmaması için her türlü İSG önlemini aldığını, davacının maluliyetine etki eden tüm unsurların değerlendirilmesi gerektiğini, maluliyetinin belirlenmesinde davcının yaş kriterinin dikkate alınmadığını, davacı lehine fazla manevi tazminata hükmedildiğini, faize dava tarihinden hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    A) Maddi Tazminat hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi itibariyle 41.530,00 TL dir.
    Davacı taraf lehine 31.889,78 TL maddi tazminata karar verildiği taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve bu kararın davalı vekilince temyize getirildiği dikkate alındığında, hükmedilen maddi tazminat miktarının karar tarihi itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.
    O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının H.M.K."nun 362/1-a maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
    B) Manevi Tazminat hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise ;
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
    2- Dava, sigortalının 23/07/2015 tarihinde tespit edilen meslek hastalığından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigortalının meslek hastalığı nedeniyle 23/07/2015 tespit tarihi itibariyle % 60 oranında malul kaldığı, meslek hastalığının gelişmesinde mahkemece itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalı işveren TTK’nın % 88,58 oranında kusurunun bulunduğu aynı zamanda, %11,42 oranında kaçınılmazlığın etkili olduğu, anlaşılmaktadır. Gerek mülga B.K"nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu ilkeler ve somut olayın özelliği gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan 45.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
    O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı"ya iadesine, 04/02/2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY
    Dava, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Davacı, davalı işverene ait Karadon müessesindeki maden ocağında çalışmasından dolayı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 13.5.2016 tarihli raporuna göre %60 oranında mesleki maluliyete maruz kaldığı anlaşılmıştır.Yargılama sonucunda alınan kusur raporuna göre davacıda meydana gelen meslek hastalığından kaynaklı %60 oranındaki maluliyette, %88,58 davalının kusurunun, %11,42 de kaçınılmazlığı olduğu tespit edilmiştir.
    Türk Borçlar Kanununun 56/1. maddesi gereğince “Hakim... olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Görüldüğü üzere 56. madde manevi tazminata hükmedilmesini gerekli kılan hal ve şartları, hakimin taktirine bırakmıştır 56. madde de belirtilen özel haller arasında işverenin kusurlu bulunması da yer alır. Ancak işveren kusurlu olmazsa da bazı özel hallerde manevi zararı tazminle yükümlü olabileceği doktrinde belirtilmiştir. (Bkz. Prof Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku, 12. Baskı, Sh. 484 vd.) Bununla birlikte iş kazası ve meslek hastalığı sonucu oluşan maluliyet oranı, bedensel acının yüksekliği, devam süresi ve de tedavi süresinin uzunluğu nedeniyle duyulan manevi acının ve ızdırabın ağırlığı manevi zararın miktarının belirlenmesinde önemli ölçütlerdendir.
    Somut olayda, davacının hiç kusurunun olmaması, maluliyet oranındaki aşırı yükseklik, yakalandığı meslek hastalığının yaşam kalitesini çok yüksek oranda düşüreceği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen 45.000,00 TL manevi tazminat fazla olmayıp ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiğinden, çoğunluğun bozma ilamında belirttiği "... Davacı yararına hüküm altına alınan 45.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu..." görüşüne katılmamaktayım.04.02.2019








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi