23. Hukuk Dairesi 2011/976 E. , 2011/289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak, tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı - karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davalı adına isabet eden konut için kat irtifakı tahsis ve tapuya tescil edildiğini, ancak daha sonra davalının ortaklıktan ihraç edilerek ihraç kararının kesinleştiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davalı kooperatif ortaklığından kendisinin istifa ettiğini, istifa tarihine kadar tüm borçlarını ödediğini ve ödemelerin kendisine iadesinin gerektiğini ileri sürerek, şimdilik (7.500.00) TL." nin yasal faiziyle birlikte, davalı-karşı davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararının temyizi neticesi Yargıtay tarafından onanması üzerine yapılan yargılamada; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tapu kaydının davalının kooperatif ortaklığının sona ermesi sebebiyle illeten mücerret hale dönüştüğü gerekçesiyle, davalı adına olan tapu kaydının iptaline, davacı kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline, karşı davanın yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra 10 günlük yasal süre içerisinde karşı tarafa tebliğ yapılmaması ve dilekçe verilmemesi nedeniyle HUMK"nun 193. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen hükmün onanması gerekmiştir.
2-Asıl dava, tapu iptal ve tescil; karşı dava ise, çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davada verilen yetkisizlik kararı yönünden davacı vekili tarafından süresinde gönderme dilekçesi verildiği halde, karşı dava yönünden davacı tarafından ayrıca gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HUMK.nun 193/2 nci maddesinde yetkisizlik kararı üzerine davacının karşı tarafa yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır. Zira davacı, yetkisizlik kararının verilmesinden sonra 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmazsa, sonuç olarak davasını takipten vazgeçmiş olmaktadır. Oysa davacı, davalının rızası olmadan davasını takipten vazgeçemez. Davacının 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o takdirde davanın açılmamış sayılması, dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK.nun 185/1 maddesi hükmüne aykırı düşer(Bkz.Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, Cilt1, 6.baskı, Sh.335 vd)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.03.1969 tarih ve 1/633-183 sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 30.11.2005 tarih ve 2004/13932 E, 2005/11684 K sayılı ilamı bu yöndedir.
Öte yandan, aynı Kanunu’nun 409 ncu maddesi hükmüne göre davayı yenileme hakkı davalıya tanınmış iken, 193 ncü maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz. O halde, bu maddeye göre davalıya davaya devam etme, sonucuna göre de davanın reddini isteyebilme imkanı tanınmalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl dava yönünden davacı-karşı davalı vekilince süresinde sunulan gönderme talep dilekçesinin, karşı dava için de davalı sıfatıyla sunulduğu kabul edilerek karşı davaya bakılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, karşı davada usul ekonomisine de aykırı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalının tüm itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin verilen hükmün ONANMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, karşı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen hükmün karşı davacı yararına BOZULMASINA, 14/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.