21. Hukuk Dairesi 2018/938 E. , 2019/488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki tazminat davası nedeniyle verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 16/01/2018 gün ve 2016/17610 Esas - 2018/159 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 8. maddesinin son fıkrası hükmüne göre iş mahkemelerinden verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvurulamaz. Kaldı ki, Yargıtay ilamında maddi hata da bulunmamaktadır. Bu bakımdan davalı ...Ş. vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, karar düzeltme harcının davalıya iadesine, 04/02/2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş ve bozma sonrası davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak mahkemece yine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizin 16/01/2018 tarih, 2016/17610 Esas, 2018/159 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve davalı tarafça iş bu onama ilamına karşı maddi hata başvurusunda bulunulmuştur.Öncelikle bozma sonrası davanın ıslahının mümkün bulunup bulunmadığı meselesi üzerinde durulmalıdır. Bilindiği gibi, İçtihadı Birleştirme Kararları, konularıyla sınırlı, gerekçesi ile yol gösterici ve sonucu ile de bağlayıcıdır. İçtihadı Birleştirme Kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar ( Yargıtay Kanunu Mad. 45 ). 04/02/1948 tarih ve 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, hüküm bozulduktan sonra ıslah yolundan faydalanmanın mümkün olamayacağı kabul edilmiştir.Bozmanın niteliğine göre bazı durumlarda bozma sonrası ıslahın yapılabileceği yönünde Yargıtay daireleri arasında içtihat aykırılıklarının çıkması ve yine yukarıda sözü edilen içtihadı birleştirme kararının güncelliğini kaybettiği şeklindeki görüşler üzerine bu defa konu yeniden içtihadı birleştirme konusu yapılmış bu defa da yine 06/05/2016 tarih ve 2015/1E. 2016/1K sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bozma sonrası ıslah yapılamayacağı açık bir şekilde kabul edilmiştir.Bozma sonrası fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar ancak ek dava ile talep edilebilir. Ek dava ise başlı başına bağımsız bir dava olup, yargı kararlarında da benimsendiği gibi mahkemece davaların birleştirilmesi durumunda ek davayla ilgili ayrı bir hüküm kurulmalıdır. Bunun sonucu olarakta, ek dava ile ilgili yargılama giderleri ayrı bir başlık altında gösterilmelidir.Somut olayda, davacılar vekilinin bozma sonrası talebi açıkça davanın ıslah edilmesi niteliğindedir. Bu dilekçede peşin harcın da yatırılması bu talebe ek dava niteliği kazandırmaz.
Bir davanın nasıl açılacağı usul kanunumuzda açıkça belirtilmiştir. Usul ekonomisi gibi nedenlerle böyle bir ıslah dilekçesini ek dava niteliğine büründürmek açık yasa hükümlerini dolanmak olur ki, bu hukuken himaye edilemez.Bozma sonrası davacılar vekilinin amacı davayı ıslah etmektir. Dilekçesinde bunu açıkça belirtmiştir. Zaten mahkemece de talep ile bağlılık ilkesi gereğince bu talep ıslah olarak kabul edilmiş ve ıslah hükümlerine göre hüküm oluşturulmuştur. Yani ıslah dilekçesi ile ilgili ek dava gibi hüküm kurulmamıştır. Oysa, yukarıda belirtildiği gibi 04/02/1948 tarih ve 10/3 06/05/22016 tarih ve 2015/1E. 2016/1K sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereğince bozma sonrası ıslah mümkün olmadığından mahkemece ıslah dilekçesindeki talepler yönünden davası dinlenemez ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu düşüncesinde olduğumuzdan maddi hata başvurusunun kabulü gerektiği kanaati ile sayın çoğunluk kararına katılamıyoruz.