9. Hukuk Dairesi 2015/11747 E. , 2015/19527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 19/07/2010 tarihinde tedarik zinciri sorumlusu ve kalite sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, 17/01/2014 tarihine kadar işini bütün özen ve dikkati ile en iyi biçimde yerine getirdiğini, davacının çalışmış olduğu .... ve kardeş şirket olan ..... ve Tic. A.Ş. " nin toplamda 300"e yakın çalışanı olduğunu, .... ile ..... Ve Tic. A.Ş. ile aralarında organik bağ olan kardeş şirketler olduğunu, iş verence iş akdine hiçbir haklı neden olmaksızın haksız ve kanuna aykırı olarak son verildiğini beyan ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette tedarik zinciri sorumlusu ve kalite sorumlusu olarak çalıştığını, organizasyon şemasına göre davacının doğrudan yönetim kurulu başkanına bağlı genel müdür olarak çalıştığını, personel müdürü ve finans müdürünün amiri olduğunun anlaşıldığını, davacının dosya kapsamına göre işveren vekili olduğunun açık olduğunu, davalı şirket ile ..... ve Tic. A.Ş."nin aynı işkolunda veya aynı sektörde faaliyet göstermediğini, 4857 sayılı Kanunun 18/ son maddesine göre davacının iş güvencesinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Davalı şirkette fesih tarihi itibariyle 14 tane çalışan bulunduğu, davalı şirket ile birlikte davacının bildirmiş olduğu .... Ve Tic. A.Ş."nin farklı iş kollarında faaliyet gösterdiği, davacının davalı şirketle birlikte diğer grup şirketi olan .... ve Tic. A.Ş."ye de hizmet verdiği bu iki şirket tarafından birlikte istihdam edildiğine dair kanaat oluşmadığı, davacının iş güvencesin hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu"nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı İş Kanununun 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
Grup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı işyerinde verilen muhasebe, güvenlik, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır.
Organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi sözkonusudur. Bu durumda tüzel kişinin bağımsızlığı sınırlanır ve organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir.
Bu anlamda; tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme(haklarının alınmasını engelleme), tarafta muvazaa(hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil sözkonusudur. Muvazaa, tarafların iyiniyeti ve kötüniyeti mahkemece her zaman dikkate alınmalıdır. Bu durumların sözkonusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.
Somut uyuşmazlıkta, fesih tarihinde davacının işvereni olan davalı Nitto Otomotiv San.ve Tic. Ltd. Şti’de 14 işçi çalıştığı görülmektedir. Davacı, dava dışı ..... Ve Tic. A.ş. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece, davacının bildirmiş olduğu .... Ve Tic. A.Ş."nin farklı iş kollarında faaliyet gösterdiği, davacının davalı şirketle birlikte diğer grup şirketi olan .... ve Tic. A.Ş."ye de hizmet verdiği ve bu iki şirket tarafından birlikte istihdam edildiğine dair kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de bu konuda yapılan araştırma yetersizdir.
Davacının iddiaları doğrultusunda, dava dışı .... Ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, iş güvencesi hükümlerini bertaraf niyeti olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı gerekirse işyerinde bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak somut olarak belirlenmelidir.
Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28/05/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.