Abaküs Yazılım
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/10402
Karar No: 2017/7833

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2016/10402 Esas 2017/7833 Karar Sayılı İlamı

19. Ceza Dairesi         2016/10402 E.  ,  2017/7833 K.

    "İçtihat Metni"

    4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlemesi ve Kontrolü Hakkında Kanun"un 3/6. maddesine aykırılıktan ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. hakkında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu"nun 20/08/2013 tarihli ve 93 sayılı kararı ile verilen 73.263,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/02/2014 tarihli ve 2014/7 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2014 tarihli ve 2014/361 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/05/2016 gün ve 2219 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/06/2016 gün ve ... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
    Anılan ihbarnamede;
    Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/193 esas, 2015/5256 sayılı kararında da değinildiği üzere, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 3/6. maddesinde yer alan “Televizyonda yayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamaz, görüntülerine yer verilemez”, aynı Kanun’un eylemin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5/4. maddesine göre “3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapan kuruluşlar, bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın yapan kuruluşlar, beşbin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlar, ellibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.” maddeleri gözetildiğinde itirazcı kuruluşun 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan ulusal yayın kapsamında nüfusun %70"ine ulaştığına ve karasal yayın ruhsatı olduğuna dair dava dosyasına sunulan delil olmadığı, bu nedenle itiraz eden kuruluşa ulusal yayın kapsamında ceza verilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
    4207 sayılı Kanun’un eylem tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda anılan 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı Kanun’un 3. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen eylemlerin tespiti halinde yayın kuruluşunun ulusal, bölgesel veya yerel yayın yapması hallerine göre farklı miktarlarda idari para cezalarının belirlendiği, buna karşın anılan Kanun’da ulusal, bölgesel ve yerel yayın tabirinden ne anlaşılması gerektiğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu hususta ceza vermeye yetkili kurum olarak belirlenen Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği 6112 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde düzenleme bulunduğu, anılan maddede ulusal yayının “Ülke nüfusunun asgarî yüzde yetmişine ve Üst Kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini,” ifade ettiğinin belirtildiği, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun eylem tarihininden sonra verdiği 27/11/2013 tarih ve (1) sayılı kararında, 6112 sayılı Kanunda yer alan “ulusal” ve “yerel yayın ” tanımlarının sadece karasal ortamda ulaştırılan yayın hizmetlerini kapsadığı, uydu ve kablo ortamlarından yapılan yayınların söz konusu tanımın içine girmediği sonucunun ortaya çıktığı belirtilerek 4207 sayılı Kanun"un 5. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenlemenin 6112 sayılı Kanun"un 32. maddesinin 2. fıkrasındaki müeyyide sistemine uygun olarak düzenlenmesi yönünde kanun koyucuya öneri yapılmasının karar altına alındığı, anılan bu karardan sonra 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun"un 111. maddesi ile yapılan yasal değişiklik ile 4207 sayılı Kanun"un 5. maddesinin 4. fırkasının “3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi hâlinde, yasağa aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası miktarı, on bin Türk lirasından az olamaz. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.” şeklinde yeniden düzenlendiği, bu durumda eylem tarihindeki yasal düzenleme uyarınca karasal ortamda ulaştırılmayan yayın hizmetlerinin 4207 sayılı Kanun kapsamında ulusal yayın olarak değerlendirilemeyeceği ve kabahatli yönünden belirtilen idari yaptırımın bu nedenle uygulanamayacağı, ancak dosya kapsamına göre kabahatlinin karasal ortamda yayın hizmeti yaptığının anlaşılması nedeniyle 4207 sayılı Kanun"un eylem tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda anılan 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ceza tahakkuk ettirilmesi gerektiği anlaşılmakla,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2014 tarihli ve 2014/361 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 20/08/2013 tarihli ve 93 sayılı kararı ile verilen 73.263,00 Türk Lirası idari para cezasının kaldırılmasına, kabahatlinin karasal ortamda yayın hizmeti yaptığının anlaşılması nedeniyle 4207 sayılı Kanun"un eylem tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda anılan 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yeniden değerleme oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.463 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi